Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/2722 E. 2024/9334 K. – Görevi İhmal

Konu: Görevi İhmal Suretiyle Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/2722
Karar No
2024/9334
Karar Tarihi
Konu
Görevi İhmal Suretiyle Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/8 E., 2018/513 K. SUÇ : Görevi ihmal suretiyle kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme 1.Hakkında beraat hükmü kurulan sanık ... müdafiine gerekçeli kararın 31.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 06.02.2019 tarihli katılan vekilinin temyizine cevap başlıklı dilekçesinin temyiz dilekçesi mahiyetinde olmadığı belirlenmiştir . 2. Katılan vekilinin öğrenmeyle ve sanık ... müdafiinin ise 22.01.2019 tarihli tebliğ ile gerekçeli karardan haberdar oldukları ve süresinde temyiz talebinde bulundukları belirlenmiştir. 3. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2013 tarihli ve 2010/220 Esas, 2013/42 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 05.12.2016 tarihli ve 2015/8481 Esas, 2016/7539 Karar sayılı kararı ile sanıkların eyleminin sübut bulup bulmadığının belirlenmesi ve sübut bulması halinde suç vasfının sanıklar Zeynep ve Rasim yönünden 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesi kapsamında görevi kötüye kullanma suçuna, diğer sanıkların ise aynı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu suça yardım etmeye temas edip etmeyeceğinin tespiti için bozulmasına karar verilmiştir. 3.İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2017/8 Esas, 2018/513 Karar sayılı kararı ile; a) Sanıklar ... ve ...'un kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri uyarınca beraatlerine, b) Diğer sanıkların ise görevi ihmal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, Karar verilmiştir . II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyizi; dört sanığın eyleminin de sübut bulup 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasına temas ettiğine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyizi; beraat eden iki sanığın da 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesi uyarınca mahkûm olması gerektiğine ilişkindir. 3. ... müdafiinin ve ...'ın temyizleri; beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Suç tarihinden önce Ayşe Kadın Camii onarım ve restorasyon işini yapan ... Yapı... Şirketi yetkilisi olan sanık ..., Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğü'nde görev yapan sanıklar ... ve ... ile müşavirlik ve denetim hizmeti veren müşavir firma yetkilisi sanık ...'nın projede yer almayan imalatların yapılmasına, keza bir kısım imalatların hiç uygulanmamasına rağmen uygulanmış gibi gösterilmesine ve ayrıca bir kısım imalatlara yüksek metraj belirlemek suretiyle gerçeğe aykırı sahte hakediş raporları düzenleyerek sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olayda; sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasına temas ettiği kabulüyle yargılama yapılarak mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulmuş ise de, yargılama konusu eylemler için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; dosya kapsamına göre, suç tarihinden hükümlerin tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik Cumhuriyet savcısının, katılan vekilinin ve sanıklar ... müdafiinin ve ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/2722, K. 2024/9334, T. 09.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-2722-e-2024-9334-k-677c8a935f37