Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/10795 E. 2023/5930 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/10795
Karar No
2023/5930
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/392 E., 2015/437 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2013 tarihli ve 2013/313 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Gölcük Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2013/392 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 7 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi, sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, suça konu sicil durum belgelerinden haberdar olmadığına, felçli olması nedeniyle bu suçu işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın ... mimar olarak çalıştığı ve Mimarlar Odası Kocaeli Şubesine kayıtlı bulunduğu, işleyiş gereği ... mimarların yüklendikleri işlerin ilgili projelerini yaparak bağlı bulundukları mimarlar odası şubesine sundukları, projenin odanın sistemine aktarıldıktan sonra ilgili mimara iade edildiği, mimar tarafından tamamlanan projenin faturasıyla birlikte tekrar mimarlar odasına sunulduğu, bu aşamada mimarlar odası tarafından mimari proje müellifi sicil durum belgesi düzenlendiği, her proje için hologramlı dört adet sicil durum belgesi verildiği, bu belgelerden biriyle ilgili mimarın belediyeye başvurarak ruhsat aldığı, sanığın Kocaeli Mimarlar Odasından alınmış gibi kırk adet sicil durum belgesi sunduğu, bunlardan otuz dört adetinin mimarlar odasının hologramını ve mührünü ihtiva etmesine karşın mimarlar odasından alınmadığı ve sahte olarak hazılanarak ruhsat için belediyeye sunulduğu anlaşılmıştır. 2. Alınan ekspertiz raporuna göre; belgelerdeki barkodların başka belgelerden kesilerek yapıştırıldığı, belgelerdeki mimarlar odasına ait mühür ve imzanın ise renkli fotokopi veya bilgisayar yazıcısı aracılığıyla oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. 3. Mahkemece belgelerin gözlemlenerek özellikleri duruşma tutanağına aktarılmış, gerekçede aldatıcılık niteliğinin var olup olmadığı hususu tartışılarak bulunduğu belirtilmiştir. 4. Sanık ve bazı projelerde birlikte çalıştığı tanık İ. T. suça konu belgeleri zaman zaman getir götür işlerine bakan ... adlı kişinin sahteleştirmiş olabileceğini beyan etmelerine karşın bu isimde bir çalışan tespit edilememiştir. 5. Mahkemece, suça konu belgelerin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilerek resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Tebliğnamedeki (1) Numaralı Bent Yönünden Her ne kadar tebliğnamede suça konu sahte belgelerde aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespiti için Mahkemesince gözlem yapılmak üzere belgelerin getirtilmesi, özelliklerinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunun karar yerinde tartışılması gerekirken tartışılmaması gözetilerek eksik inceleme nedeniyle bozma talep edilmiş ise de; Mahkemece 18.02.2014 tarihli duruşmada belgelerin gözlemlenerek özelliklerinin duruşma tutanağına aktarıldığı, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının bu celsede Mahkemesince değerlendirilmemesine karşın gerekçede bu durumun tartışılarak belgelerde aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirtilmesi karşısında tebliğnamedeki bu sebeple bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. ... mimar olarak çalışan sanığın belediyeye sunduğu mimari proje müellifi sicil durum belgelerinin resmi değil özel belge sayılması gerektiği, zira 6235 sayılı Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası Birliği Kanunu'na (6235 sayılı Kanun) dayanılarak hazırlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği'nde (TMMOB Ana Yönetmeliği) bu birlik ve bağlı odaları kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olarak belirtilmiş ise de 6235 sayılı Kanun'da, TMMOB Ana Yönetmeliği'nde ve TMMOB Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği'nde bu türden belgelerin resmi belge olduğu yönünde bir düzenleme bulunmadığı, yerleşik içtihatlarda da bu çeşit belgelerin özel belge olarak nitelendirildirildiği anlaşılmakla; sanığa yüklenen suçun özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, 2. Suça konu otuz dört adet sicil durum belgesinin farklı zaman dilimlerinde kullanılması halinde sanığın eylemine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, belgelerin aynı anda düzenlenip belediyeye sunulması halinde ise tek suç oluşup 5237 sayılı Kanun'un 61 nci maddesi uyarınca önceki hükümde olduğu gibi temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekeceğinden suça konu belgelerin belediyeye sunuluş tarihleri sorulup netleştirildikten sonra zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu karar yerinde tartışılmadan eksik araştırmayla ceza tayin edilmesi, 3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi gerekliliği, Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2013/392 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/10795, K. 2023/5930, T. 07.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-10795-e-2023-5930-k-470240e191f0