Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/17 E. 2013/1738 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/17
- Karar No
- 2013/1738
- Karar Tarihi
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10/12/2012 gün ve 2012/17969/70019 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/12/2012 gün ve KYB.2012/314451 sayılı ihbarnamesiyle; Mühür bozma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000.00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2010 tarihli ve 2010/387 esas, 2010/578 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 203, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000.00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 19/07/2012 tarihli ve 2010/387 esas, 2010/578 sayılı ek kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesince dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istemiyle dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin 11. fıkrasında; “denetim süresi içersinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkeme hükmünü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmın infaz edilmesine ya da koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir” şeklinde düzenleme mevcuttur. İncelenen dosya içeriğine göre; mahkemece duruşma açılmasını müteakip sanığın diyecekleri sorulduktan sonra, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık celp edilerek dinlenmeden dosya üzerinde karar verildiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde bulunduğundan, Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2012 gün ve 2010/387 esas, 2010/578 sayılı ek kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.