Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/9140 E. 2013/17519 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/9140
Karar No
2013/17519
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat. 2-Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 62, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası (6 kez) 3-Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 62, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası(4kez) 4-Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 62, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası 1-Sanık ...'ın temyiz itirazının incelenmesinde: Sanığın yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak bizzat kendisine 02.08.2011 tarihinde tebliğ edilen 23.03.2011 günlü hükümde, temyiz süresi, sürenin başlangıcı, temyiz merci ile yasa yolu başvuru şeklinin usulüne uygun biçimde gösterildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanık ...'ın 02.08.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen yasal süre geçtikten sonra, 07.12.2011 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinden sonra vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Katılan vekilinin sanıklar ..., ... ve ...'un “resmi belgede sahtecilik” suçundan beraatlerine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Sanıklar ..., ... ve ...'a yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, III- Sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise : 1-Suç tarihinde ziraat mühendisi olarak görev yapan ve kadastro geçmemiş yerlerde çiftçilere doğrudan gelir desteği ödemesi yapılması esnasında oluşturulan İlçe Tespit Komisyonunda görevlendirilen sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında, 06.12.2006 tarihinde arazi tespitleri yapmak üzere Tünekpınar Köyüne gittiğini ve gerekli tespitleri yaptığını, tespit öncesinde İlçe Jandarma Komutanlığına güvenlik tedbirlerinin alınması talebinde bulunduklarını ancak tespit günü gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle önceki tarihli düzenlenen krokilerden ve sanık muhtarın beyanlarına göre tespitleri yaptığını savunması, tanık ...'ın 06.12.2006 günü köye tespit için gittiklerini ancak terör tehdidinin bulunması nedeniyle birkaç korucu ile yüksek bir mevkiye çıkıp tespiti yaptıklarını beyan etmesi ve mahkemecede sanığın suç tarihinde Tünekpınar Köyüne gittiğinin kabul edilmesi karşısında, suç kastının tayini bakımından, Eruh İlçe Tarım Müdürlüğünden 06.12.2006 tarihinde Tünekpınar Köyüne gidildiğine dair belgeler temin edilip, suça konu tutanakta imza yeri boş olan orman idaresi temsilcisi ...'in tanık olarak beyanı alınıp sonucuna göre sanığın eyleminin TCK'nun 257/2. maddesindeki görevi ihmal suçunu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Suç tarihinde Tünekpınar Köyü muhtarı olan sanık ...'ın köyde ikamet etmemelerine ve kadastro yapılmamış tapusuz arazilerinde tarımsal bir faaliyetleri bulunmamasına rağmen 2006 yılı DGD ödemesinden faydalanabilmek amacıyla ..., ..., ... ve kendisi adına “2006 yılı içerisinde arazilerini işlediğine ve üretim yaptığına dair” belgeleri sahte düzenlediği iddia ve kabul edilmiş ise de; Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 2006/27 sayılı Doğrudan Gelir Desteği Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğinin 13. maddesinde DGD müracaatı sırasında ibrazı istenilen belgeler arasında “2006 yılı içerisinde arazilerini işlediğine ve üretim yaptığına dair belge”nin bulunmadığı, dosya içerisindeki DGD başvuru dosyalarının incelenmesinde ise tebliğ uyarınca düzenlenmesi zorunlu belgelerin bir kısmında sanığın imzasının bulunmadığı ,sanığın imzaları bulunan “Arazi bilgileri” formlarının ise boş olup arazi bilgilerini içermediğinin anlaşılması karşısında; suçun yasal unsurlarının tespiti bakımından, sahteliği kabul edilen “2006 yılı içerisinde arazilerini işlediğine ve üretim yaptığına dair” belgenin 2006 yılı DGD müracaatı sırasında düzenlenmesinin zorunlu olup olmadığı, belgenin hangi mevzuat uyarınca tanzim edildiği araştırılıp sonucuna göre de; sanığın eylemlerinin sübutu halinde ise suça konu belgelerin hepsinin 19.07.2006 tarihinde düzenlenmesi ve resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun belgelerin ibraz edilerek kullanıldığı Eruh İlçe Tarım Müdürlüğü olduğu cihetle sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği sahtecilik eylemlerinin zincirleme şekilde tek bir memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 3-Sanık ...'ın, ... hakkında sahte düzenlediği iddia ve kabul edilen “2006 yılı içerisinde arazilerini işlediğine ve üretim yaptığına dair belge” içeriğinde beyan edilen arazi bilgileri ile düzenlenme tarihi yazılı bulunmadığı gibi arazi sahibi ...'ün imzasının da bulunmaması karşısında; suça konu belgenin mevcut durumu itibariyle DGD ödemesine esas nitelikte ve hukuki sonuç doğurmaya elverişli belge niteliğinde bulunmadığı, resmi belgede sahtecilik suçunun bu nedenle yasal unsurunun oluşmadığı gözetilmeden sanığın ... hakkında düzenlediği suça konu belge yönünden de mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK.nun 325. maddesi uyarınca bozmanın gerekçesine göre hakkındaki hüküm kesinleşen sanık ...'a da sirayetine, 25.11.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Tünekpınar Köyü muhtarı olan sanık ... hakkında, köyde oturmamalarına, kadastro yapılmamış tapusuz arazilerinde tarımsal herhangi bir faaliyetleri olmamasına rağmen 5 kişi ve ayrıca kendisi adına 2006 yılı DGD ödemelerinden yararlandırmak amacıyla arazilerin işlendiği ve üretim yapıldığına dair belgeleri sahte olarak düzenleyip verdiği iddia olunmuş, yargılamayı yapan Siirt Ağır Ceza Mahkemesi tarafından eylemlerin ayrı suçları oluşturduğu kabul edilerek ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. Sanık ...'ın eylemlerinin zincirleme olarak işlenmiş tek sahtecilik suçunu oluşturacağı yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. TCK.nun 43. maddesine göre ihlal sayısı kadar suç vardır. Ancak bağımsız olan çok suç, suç işleme kararında birlik nedeniyle tek suç sayılmıştır. Bu subjektif şartı belirlemede suçların işleniş şekli, zamanı, yeri ve mağduru önem arzetmektedir. Yani, birden fazla suç bulunması, suçların aynı yasa hükmünü ihlal etmesi ve birden fazla suçun aynı suç işleme kararı ile gerçekleştirilmesi gerekir. Suç işleme kararından, yasanın aynı hükmünü birçok kez ihlal etme hususunda önceden kurulan bir plan, genel bir niyetin anlaşılması, failin suça başlamadan önce plan yapması, ancak bir defada yapmak yerine kısımlara bölmeyi ve bu şekilde gerçekleştirmeyi daha uygun görmesi, hareketinin plan çerçevesinde önceki hareketin devamı olması ve bütün hareketler arasında subjektif bir bağlantı bulunması gereklidir. Aynı suçu işleme kararının varlığı, olaysal olarak suçun işlenmesindeki özellikler, işleniş biçimi, eylemlerin gerçekleştirildiği yer ve zaman, eylemler arasındaki süre, mağdurların farklı olup olmadıkları, ihlal edilen değer ve korunan yarar değerlendirilerek belirlenmelidir. Somut olayda, sanığın, köyde oturmadıkları ve tarımsal faaliyette bulunmadıkları halde DGD ödemesinden yararlandırmak amacıyla sahte belge düzenlemesi eylemleri arasında subjektif bir bağlantı bulunmayıp, sanık her belgeyi bir planın parçası olarak değil yenilenen kasıtla düzenlemiştir. Adlarına sahte belge düzenlenen kişiler azmettirme eylemini de iştirak halinde gerçekleştirmemişlerdir. Sanık tarafından önceden kişiler ve sayı olarak yapılmış bir plan ve kendi aralarında bir bağlantı olmayan diğer sanıklar için sahtecilik yapılması konusunda oluşmuş genel bir niyet ve suç işleme kararı bulunmamaktadır. Yerel mahkemenin sanığın her bir sahtecilik eyleminin ayrı suçları oluşturduğuna ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığından sanık ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair düşünceye katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/9140, K. 2013/17519, T. 25.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-9140-e-2013-17519-k-e561441292ee