Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/7529 E. 2013/13304 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/7529
Karar No
2013/13304
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanıkların ayrı ayrı 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 62, 53. maddeleri gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair. Sanık ...'un sevk ve idaresinde bulunan araçla meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonrasında, gürültü gelmesi nedeniyle dışarı çıktığında ...'a ait aracın direğe çarptığını görmesi üzerine kaza mahalline gittiğini beyan eden ...'ın Cumhuriyet savcısına, etraftan komser olduğunu öğrendiği bir şahsın araçtan çıkarıp götürdüklerini, ...'ın araçta olmadığını beyan etmesi, yine kaza sonrası hemen olay mahallinde olduğu ifadelerinden anlaşılan ve aşamalarda tanık olarak dinlenilen .....nın Cumhuriyet savcısına kaza sonrası araçta bulunan sanık ...'u olay mahallinde bulunan kişilerle çıkarttıklarını daha sonra gelen polislerin olaya müdahale etmeleri sonucunda ayrıldıklarını söylemesi, tanık olarak beyanına başvurulan...'nın da ifadeleri doğrular nitelikte beyanda bulunması, sanık ...'ın mahkemedeki “ ..Uygulama sırasında saat 21.00 dan sonra anons geldi Güroymak ilçe girişinde kaza olduğu söylendi bunun üzerine biz hemen uygulamaya son verdik hazırlığımızı yapıp kaza mahalline ben, ..., Selahattin TURGUT aynı ekip otosunda ve diğer arkadaşlarda diğer araçla kaza mahalline gittik. Yanılmıyorsam 10 dakika içerisinde kaza mahalline vardık. Gittiğimizde oldukça kalabalık vardı. Toyota marka bir aracın orta refüje çarptığını gördük kalabalıkta bir şahsın araca bindirilmeye çalışıldığını fark ettim ancak o anda kimin olduğunu göremedim. İlk önce arkadaşlarımız ile birlikte gerekli önlemleri almak ve araçla ilgili tespitleri yapmak amacı ile aracın yanına gittik, amacımız araçta sıkışan kişi veya yaralanan kimse varsa ilk müdahaleyi yapmaktı. Ancak araç içerisinde başka kimse olmadığını herhangi bir şey bulunmadığını gördüm...” şeklindeki savunması ile tanık ...'nın kaza sonrası karakola gitttiklerinde ... ile diğer sanık ...'nın görüştükleri yönündeki beyanını tutanaklarda ve ifadelerde kendileri gitmeden önce olay yerine giden başka kolluk görevlileri olduğuna dair bir tespite yer vermemeleri karşısında, sanıklar ... ve ...'in de olay mahaline ilk gelen polisler içinde oldukları tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanık ... dışında araçtan başka bir şahsın çıkarılmadığı, anılan şahıs çıkarılırken sanık ...'un beyanları ilede sabit olacağı üzere sanık polis memurları ... ve ...'in olay yerinde oldukları, sanık ... dışında araç sahibi ...'ın yaralandığına ilişkin bir delilin bulunmaması ve mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere alınan beyanlar ve dosyadaki diğer delillerden sanıklar ... ve ...'un, kaza sonrası haber verilmesi üzerine 10 dakika gibi kısa sürede olaya müdahale edecek görevli sıfatı ile orda olmalarına ve yaralanan şahsın araca bindirildiğine görmelerine rağmen sadece ...'ın beyanına itibar ederek suça konu belgeyi tanzim ettikleri sonucuna ulaşmalarının hayatın olağan akışına uymaması nedeniyle tebliğamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır. I-Sanıklar ..., ... ve ...'un verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Sanıkların eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 339/1 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/2. maddelerinde öngörülen memurun resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı kabul olunarak lehe Yasanın belirlenmesi sırasında yapılan uygulamalı karşılaştırmaya göre her iki yasa uyarınca temel cezanın alt sınırdan 3 yıl hapis cezası şeklinde tayin olunduğunun anlaşılması karşısında; 765 sayılı Kanunda yer almayıp, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu uygulanan güvenlik tedbirlerinin bulunması itibariyle 5237 sayılı Yasanın aleyhe olduğu gözetilmeden 5237 sayılı Yasadaki cezanın üst sınırı itibariyle lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde 5237 sayılı Yasaya göre hüküm kurulması, 2-Suça konu belgenin akıbeti hakkında karar verilmemesi, Yasaya aykırı; sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına “ suça konu 06/05/2004 tarihli trafik kazası tespit tutanağının dosyada delil olarak saklanmasına”cümlesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilşkin bölümün ve “5237 sayılı Yasanın 204/2, 62/1” ibarelerinin çıkartılması ve yerine “765 sayılı Yasanın 339/1, 59" ibarelerinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelen temyiz itirazlarına gelince; Suç tarihinde Güroymak İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan sanığın görevi gereği resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle hakkında dava açılması sonrası lüzumu muhakeme kararı alınmaması nedeniyle 10.09.2009 tarihinde CMK'nun 223/8. maddesi gereğince durma kararı verilip Güroymak Kaymakamlığından sanıklar için soruşturma izni istendiği, anılan Kaymakamlık tarafından 02.02.2010 tarihinde sadece sanıklar ..., ... ile beraat eden temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında soruşturma izni verildiği, durma kararı sonrası soruşturma izni istenen sanıklar arasında yer almasına rağmen sanık ...'ın soruşturma izni verilenler arasında bulunmadığı cihetle; sanık ... hakkında alınan başka bir karar ile 4483 sayılı Yasa hükümleri uyarınca dava şartı olan "soruşturma izni" verilip verilmediği araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,19.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/7529, K. 2013/13304, T. 19.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-7529-e-2013-13304-k-29b0621fd1d9