Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/5172 E. 2013/10876 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/5172
Karar No
2013/10876
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet I- Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin müşteki ...'a karşı gerçekleştirdikleri "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye, 1. fıkrada yer alan diğer hak yoksunluklarının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yer alan diğer haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin müşteki ...'a, sanık ...'in ise müştekiler ... ve .../...'e karşı gerçekleştirdikleri "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 16.02.2004 tarihinden temyiz inceleme inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin müşteki .../...'e karşı gerçekleştirdikleri "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Çekte bulunması gerekli zorunlu unsurların belirlendiği suç tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nun 692. maddesinde "vergi kimlik numarasının" çeklere yazılması zorunlu unsur olarak gösterilmediği gibi ayrıntıları Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2005 gün ve 2005/12-357-363 sayılı kararında da belirtildiği üzere 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Çek Hamillerinin Korunması ve Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi Hakkındaki Yasanın 3. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişikliğin TTK'nun 692. maddesini değiştirir mahiyette olmaması nedeniyle suça konu çekin TTK'na göre kambiyo senedi niteliğinde olduğundan sanıkların eyleminin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını oluşturacağı gözetilmeden, çekte vergi kimlik numarası bulunmadığından unsurunun eksik olduğu, bu nedenle özel belge niteliğinde olduğu ve özel belgede sahtecilik suçunun dolandırıcılık suçunun unsuru bulunduğundan bahisle tek suçtan hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/5172, K. 2013/10876, T. 27.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-5172-e-2013-10876-k-3f0c52f66dfe