Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/30 E. 2012/4466 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/30
- Karar No
- 2012/4466
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik dolandırıcılık HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan Mahkumiyet Resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59, 40. maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına Gerekçeli karar başlığına, hükmün açıklandığı son oturuma katılan Cumhuriyet savcısının isminin mahallinde yazılması mümkün görülmüştür. 1) "Resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanmama gerekçeleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2) "Dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz istemine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 31.08.2001 olan suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.