Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/22440 E. 2012/20247 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22440
- Karar No
- 2012/20247
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İhkak-ı hak, kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK’nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, sanık ...' nun hazır olduğu oturumda verilen hükümde, tereddüte ve yanılgıya sebebiyet verecek şekilde yasa yoluna başvuru süresinin tebliğden veya tefhimden itibaren başlayacağının belirtildiği ayrıca temyiz mercinin açıkça gösterilmediği görülmekle, sanık ...' nun 06.05.2009 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu ayrıca 02.04.2009 tarihinde ihkak-ı hak suçundan kurulan hüküm ve 05.05.2009 tarihinde kurulan memura yalan beyan suçundan hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde; 25529 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5219 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK'nun 305. maddesindeki temyiz kesinlik sınırının 21.07.2004 tarihinden itibaren 2000 YTL'ye çıkartılmış olması nedeniyle sanık hakkında memura yalan beyan suçundan Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2009 gün ve 2004/910 Esas, 2009/234 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 1800.00 YTL adli para cezasının miktarı itibariyle belirtilen kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II- Sanıklar ... ve ... hakkında ihkak-ı hak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... ve ... müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "ihkak-ı hak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 29.10.2004 tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.