Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/17768 E. 2013/9943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/17768
- Karar No
- 2013/9943
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, plaka ve trafik tescil belgesinde sahtecilik ile dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, sanık müdafiinin süresinden sonra da yaptığı duruşmalı temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 gün 2012/1469 Esas ve 2013/19 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığın bulunmadığı duruşmada hazır olan sanık müdafiine son söz hakkının verilmemesi hususu bozma nedeni yapılamayacağından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. I-Sanık müdafii ile katılan vekilinin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan noter vekaletnamesinde sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 30.05.2006 gün ve 2006/5-147-149 sayılı kararında açıklandığı üzere; 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlara, 5237 sayılı TCK'nun lehe bulunduğunun kabul edildiği durumlarda anılan Yasanın 58. maddesinin uygulanamayağı gözetilmeden yazılı şekilde TCK'nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık müdafii ile katılan vekilinin plakada sahtecilik trafik tescil belgesinde sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Resmi evrakta sahtecilik suçlarının konusunu oluşturan belgenin, taşınabilen bir şey üzerine yazılıp da hukuki hüküm ifade eden bir olayı kanıtlamaya yarayan yazı olduğu, 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, belgenin varlığının kabulü için yazılı kağıdın bulunmasının zorunlu olmadığı, bir metal levha üzerine yazı yazılması halinde de diğer unsurların varlığı durumunda, belgeden söz edilebileceği, bu bakımdan, 5237 sayılı Yasanın yürürlükte olduğu dönemde araç plakalarının da resmi belge olarak kabulü gerekeceği cihetle, sanık hakkında sahte plaka kullanmak nedeniyle mühürde sahtecilik ve trafik tescil belgesinde sahtecilik nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "plaka ve trafik tescil belgesinde sahtecilik ile dolandırıcılık" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 05.04.2005 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki anılan suçlardan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.