Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/13629 E. 2013/3276 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/13629
- Karar No
- 2013/3276
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Sanık ... hk; 765 sayılı TCK'nun 339/1, 59/2. mad 2 yıl 6 ay HC TCK.nun 158/1-k, 62/1, 52/2-4, 53/1, 51/1-3 mad.(2 yıl 6 ay HC, 10.000.TL. APC, 10 taksit , hak yoksunluğu, erteleme , 3 yıl denetim süresi )Sanıklar ... ve ... hk; TCK'nun 204/2, 62/1, 53. mad uy 2 yıl 6 ay HC- Hak yoksunluğu
Hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: I) Sanık ... müdafiinin, dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 16.09.2004 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II) Sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ...'ın, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Birleşen Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/287 esas nolu dosyasından yazılan talimat üzerine, Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/78 sayılı istinabe evrakı üzerinden Sanık ...'ın 09.07.2010 tarihinde usulüne uygun şekilde sorgusunun yapılarak hüküm mahkemesinin duruşma gününün de kendisine bildirildiği, sanığın savunmalarını içeren 21.12.2010 tarihli dilekçesini de talimat mahkemesi vasıtasıyla hüküm mahkemesine gönderdiği cihetle tebliğnamedeki “2” nolu bozma isteyen düşünceye, birleşen Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/287 esas nolu dosyasından şikayetçi şirket hakkında yazılan talimat üzerine Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/77 talimat nolu dosyasından şikayetçi kurum vekiline usulüne uygun şekilde tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle talimatın bila ikmal iade edildiğinin, ayrıca gerekçeli kararın da şikayetçi şirkete tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki “1” nolu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 1) Sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanık anlatımları, ...'ın sigorta firmasına verdiği yazılı beyanı, sanık ...'a ait ...plakalı araca ait trafik sigortası hasar tespit dosyası içeriği, yargılamaya konu olayın öğrenilme şekli ve zamanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... ile aralarında husumet bulunduğu anlaşılan ...isimli şahsın ... hakkında “yağma ve hürriyeti tahdit” iddiasıyla 06.05.2008 günlü müracaatı sırasındaki soyut iddiası dışında, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sanıklar tarafından işlenildiğine dair mahkumiyetlerini gerektirir yeterli delil bulunmadığı, beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine hükmolunması, 2) Kabule göre de; a) “Memurun (kamu görevlisinin) resmi belgede sahteciliği” suçunun oluşabilmesi için, düzenlenen sahte belgenin memurun görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu bir belge olmasının şart olduğu, suç tarihinde yürürlükte olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 156/4. maddesinde, “hasarla neticelenen önceden meydana gelmiş ve yerinden kaldırılmış araçlar için trafik zabıtası ve genel zabıtaca hasar tespitine dair kazaya karışanlara verilmek üzere tutanak veya rapor düzenlenemez” şeklindeki düzenleme karşısında, Beldibi Jandarma Karakol Komutanlığında görevli sanıklar ... ve ...'ın suça konu belgeyi düzenleme görev ve yetkilerinin bulunmadığı cihetle sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK'nun 342/1. (5237 sayılı TCK'nun 204/1) maddesi kapsamında “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, b) Sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 339/1. ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/2. maddelerinde öngörülen memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı kabul olunarak lehe yasanın belirlenmesi sırasında yapılan uygulamalı karşılaştırmaya göre her iki yasa uyarınca temel cezanın alt sınırdan 3 yıl hapis cezası şeklinde tayin olunduğunun anlaşılması karşısında; 765 sayılı Kanunda yer almayıp, 5237 sayılı TCK' nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin bulunması itibariyle 5237 sayılı Yasanın aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı Yasaya göre hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.