Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/8877 E. 2012/13364 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/8877
- Karar No
- 2012/13364
- Karar Tarihi
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'nun, aynı Kanun'un 359/b-l, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1(3 kez), maddeleri gereğince (3 kez) 2 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2010 tarihli ve 2008/461 esas, 2010/176 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." hükmü karşısında, sonuç ceza olarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanamayacağı, ayrıca suça konu olayda sanığın katılan kurumun zararını gidermediğinin anlaşılması karşısında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 22/04/2011 gün ve 2011/4694/21345 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2011 gün ve KYB.2011/192279 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Suç tarihleri olan 2002, 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek eyleminin uygun bulunduğu 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1. maddesinde onsekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, aynı eylemin düzenlendiği 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesinde ise üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. İncelenen dosya içeriğine göre; suç tarihinde yürürlükte bulunan Vergi Usul Kanununun 4369 sayılı Yasayla değişik 359/b-1. maddesindeki cezanın, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 276. maddesiyle değişik 359/b maddesine göre lehe olduğu gözetilmeden temel cezanın 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesi uyarınca üç yıl hapis olarak belirlenmesi ve ayrıca sanığın sübutu kabul edilen eyleminden dolayı verilen temel cezadan 765 sayılı TCK'nun 59/2 ve 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince indirimler yapılması halinde; 5237 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak anılan Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması gerekeceğinden 5237 sayılı Yasanın aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Bu hukuka aykırılıklar nedeniyle de CMK’nun 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.