Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/5008 E. 2013/3281 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/5008
- Karar No
- 2013/3281
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık HÜKÜM : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçundan; mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan; Beraat 1-Sanık müdafiinin katılan ...’e yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükümde ayrıca gösterilmemiş ise de, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluklarının infazda gözetilmesi mümkün görülmüştür. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri gereğince 765 sayılı TCK. ile 5237 sayılı TCK.nun olaya ilişkin hükümleri denetime olanak verecek şekilde karşılaştırılmak suretiyle lehe yasa belirlenmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2-Sanık müdafiinin şikayetçi ...’a yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Keşidecisi ... görünen 2 adet sahte çekle ilgili olarak suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, suçun aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suçun gerçekleşmediği gözetilip farklı tarihlerde düzenlendikleri tespit edilemeyen suça konu çeklerin aynı anda katılan ...’a verilmiş olması karşısında, anılan Yasanın 43. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığından 5237 sayılı TCK hükümleri lehe olduğu halde 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59, 81. maddeleri uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğu ve mahkumiyetin yasal sonucu olan hak mahrumiyetleri kararda gösterilmemiş olsa bile kazanılmış hakka konu olmayacağı nazara alınarak; hüküm fıkrasından “765 sayılı TCK.nun 346. maddesi delaletiyle 342/1 maddesi,...2 sene ağır hapis cezası, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 6 maddesi uyarınca kanunlarda öngörülen ağır hapis cezaları, hapis cezasına dönüştürüldüğünden...” ibareleri çıkartılıp yerine "5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinin " eklenmesi suretiyle temel cezanın 2 yıl hapis olarak belirlenmesine, 765 sayılı TCK.nun 80, 59 ve 81. maddelerinin uygulamasına ilişkin bölümler ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmadığından içtimaya ilişkin fıkranın hükümden tümden çıkartılıp, hükmolunan 2 yıl hapis cezasından 5237 sayılı Yasanın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın TCK.nun 53. maddesinin 1/c maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, aynı maddede sayılan diğer haklardan hapis cezasının infazı tamamlayıncaya kadar yoksun bırakılmasına denilmek ve 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddesi ibarelerinin çıkartılıp yerlerine 5237 sayılı TCK'nun 50 ve 51. maddelerinin ilave edilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3- Cumhuriyet savcısının "dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 27.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.