Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/11255 E. 2012/20992 K. – Memur Olmayan

Konu: Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/11255
Karar No
2012/20992
Karar Tarihi
Konu
Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : 1-Sanıklar ... ve ...hakkında; 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 20, 21. maddeleri gereğince 3 yıl 6 ay hapis. 2-Sanık ... hakkında; 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis.

1- Sanıklar ... ve ... (...) müdafilerinin temyizlerinin incelenmesinde: Sanık ... ... müdafiinin temyiz dilekçesi ekindeki belgelere göre; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2002 gün ve 2002/32234 hz. sayılı iddianamesiyle sanıklar ... (...) ile ... hakkında 1999, 2000 ve 2001 yıllarında sahte reçete düzenledikleri iddiasıyla açılan kamu davasının Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/195 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, esasen temyize konu bu dosyanın da sanığı olan, ancak evrakı tefrik edilen ...’ün 2001 yılında işlediği iddia olunan resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yargılandığı Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/81 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmakla; temyize konu sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına esas olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2002 gün ve 2002/10339 hazırlık sayılı iddanamesinin daha önce tarihli olması nedeniyle mükerrerlik iddiasının Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/81 esas sayılı dosyasında ileri sürülebileciği gözetilerek, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi ile azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesininuygulanmama gerekçeleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin davanın mükerrer olduğuna, zamanaşımının gerçekleştiğine, sübutun bulunmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının yasaya aykırı olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Sanık ... müdafiinin temyizinin incelenmesine gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.04.2002 gün ve 2002/10339 hazırlık sayılı iddianame ve dosyada mevcut Türkiye Cumhuriyeti ... Teftiş Kurulunca yapılan soruşturma sonucu düzenlenen 06.02.2002 gün ve 266 sayılı raporda; sanığın, esasen SGK kapsamında tedavi ve ilaç yardımından yararlanma olanağı bulunan Kemal Işık ve Havva Işık isimli kişiler adına sahte reçete düzenlettirip, bu reçetelere dayanarak ilaç alıp kullandığının iddia edilmesi, sanığın da idari soruşturma aşamasındaki beyanında kendisinde kalp rahatsızlığı bulunduğunu, uzunca bir süre kullandığı ilaçların SSK da bulunmaması nedeniyle Kemal Işık ve Havva Işık isimli kişilerin reçetelerini alıp bunlara kendisine ait ilaçları yazdırdığını savunması, adına reçete düzenlenen kişilerden Kemal Işıkı'ın ne kendisinin ne de eşi Havva Işık'ın TBMM Polikliniğinde hiçbir zaman muayene olmadığını, böyle bir reçete yazdırmadıklarını, reçetelerin bilgileri dışında düzenlendiğini, ancak çalıştığı işyerindeki sanık ...'in reçete yazdırmak için sağlık karnelerini kendisinden habersiz olarak aldığını daha sonra kendisine bildirdiğini ifade etmesi karşısında; sanığın suç tarihi itibariyle SGK'nın tedavi ve ilaç yardımlarından yararlanma olanağına sahip olup olmadığı, reçetelere konu hastalığının bulunup bulunmadığı, suça konu reçetelerdeki ilaçların cins, miktar ve doz bakımından hastalığına uygun olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın eylemi nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 347 veya benzer düzenleme içeren 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının da tartışılarak, hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerine görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/11255, K. 2012/20992, T. 05.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-11255-e-2012-20992-k-fb81905abddc