Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/9692 E. 2010/8215 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/9692
Karar No
2010/8215
Karar Tarihi

Kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan sanık ...'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 528, 59/2. maddeleri gereğince 96 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/10/2008 tarihli ve 2005/351 esas, 2008/311 sayılı kararın tüm Dosya kapsamına göre. 1-Sanığın 765 sayılı Kanun'un 528. maddesi kapsamında kalan eyleminin anılan Kanun'un 102/6 ve 105. maddeleri uyarınca 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihinin 14/05/2005 olup, hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesinde, 2-Olay tarihinde başka bir suçtan dolayı yakalanan sanığın, hakkında yürütülen soruşturma aşamasında, kollukta gerçek kimlik bilgileri yerineisimli kardeşine ait kimlik bilgilerini bildirmek suretiyle kimliği hakkında resmî mercilere yalan beyanda bulunmak olarak belirlenen eyleminin, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun'un 343 veya suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesi kapsamında kaldığı, gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 31.03.2010 gün ve 2009/3347/19972 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 15.04.2010 gün ve KYB.201088410 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; olay tarihinde başka bir suçtan dolayı yakalanan hükümlünün, hakkında yürütülen soruşturma aşamasında, kollukta gerçek kimlik bilgileri yerine isimli kardeşine ait kimlik bilgilerini bildirmek suretiyle kimliği hakkında resmi mercilere yalan beyanda bulunmak olarak belirlenen eyleminin, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 343 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesi kapsamında kaldığı, bu nedenle suç tarihinden hüküm tarihine kadar zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin birinci bendindeki düşünce yerinde görülmediğinden CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin ikinci bendindeki düşünce yerinde görüldüğünden İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2008 gün ve 2005/351 Esas, 2008/311 sayılı kararının CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak koşuluyla BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/9692, K. 2010/8215, T. 09.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-9692-e-2010-8215-k-ed030d33daf8