Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/7835 E. 2012/22170 K.
Konu: Hırsızlık, Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/7835
- Karar No
- 2012/22170
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, kredi kartlarının kötüye kullanılması, HÜKÜM : 1-5237 sayılı Yasanın 245/1, 35/2, 62/1, 52, 53/1. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası, güvenlik tedbiri. 2-5237 sayılı Yasanın 245/1, 168/2, 62/1, 52, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 20 YTL adli para cezası, güvenlik tedbiri.
Sanığın Uyap sisteminden alınan güncel adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce 21.02.2003 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan Bağcılar 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.04.2007 tarihinde kesinleşen 28.12.2006 gün ve 2005/1740-2006/778 sayılı engel mahkûmiyetinin bulunduğu anlaşılmakla 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi mümkün bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamış, mağdurların suça konu banka kartlarının çalınmasıyla ilgili olarak sanık hakkında hırsızlık suçundan mahallinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür. I- Sanığın mağdur ...'a yönelik gerçekleştirdiği kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nun 61/8. maddesi hükmü karşısında adli para cezasının hesabında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanığın mağdur ...'a yönelik gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı TCK’nun 245/1. maddesindeki ‘her ne surette olursa olsun’ ifadesinin banka veya kredi kartlarının sadece hukuka uygun yollardan ele geçirilmesini kapsadığı, kartın ele geçirilmesi aşamasına kadar eylemlerin suç teşkil etmesi durumunda, bu aşamaya kadar olan eylemlerin yasadaki karşılığı ne ise o suçtan cezalandırılacağı, 245/1. maddesindeki suçun oluşması için kart ele geçirildikten sonra yarar sağlamaya yönelik icrai hareketlere başlanılması gerektiği cihetle, somut olayda sanığın ATM'ye para çekmek için gelen mağdur ...'ın ekonomik değer taşıdığından kuşku bulunmayan menkul mal niteliğindeki banka kartını rızası dışında hukuka aykırı olarak ele geçirmesinden sonra bu kartla menfaat temini için icrai hareketlere başlamadan yakalanmasından ibaret eyleminin hırsızlık suçunu oluşturabileceği, ancak bu suç ilişkin açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalmış banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2- 5237 sayılı TCK'nun 61/8. maddesi hükmü karşısında adli para cezasının hesabında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 20.12.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.