Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/7772 E. 2012/2617 K. – Kamu Görevlisini

Konu: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/7772
Karar No
2012/2617
Karar Tarihi
Konu
Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 204/3, 62. mad. göre 3 yıl 9 ay hpc. ile cezalandırılması 53/1-a-c-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması Sanıklar müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: Hükmolunan ceza süresi nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin sübutun bulunmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına, zamanaşımının gerçekleştiğine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 04.05.1987 gün ve 6/141-256 sayılı kararında açıklandığı üzere; suç tarihinde Gediz Orman İşletme Şefliğinde orman muhafaza memuru olarak görev yaptıkları sırada, hilafı sabit oluncaya kadar muteber evraklardan olan orman suçlarına ilişkin zabıt varakasını sahte olarak düzenlemek biçiminde gerçekleşen eylemlerinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 339. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, lehe Yasa değerlendirmesinin anılan Yasanın 339. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde öngörülen beş yıl hapis cezası esas alınarak yapılıp, 5237 sayılı TCK'nun lehe olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; mahkemenin temel cezası alt sınırdan belirlenmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması da dikkate alındığında, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak, yerlerine; “Sanıkların sabit olan sahtecilik suçundan eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nun 339. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince suçun işleniş şekline göre taktiren 3'er yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, Sanıkların duruşma tutanaklarına yansıyan iyi halleri lehlerine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezaları 765 sayılı TCK'nun 59/2. maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirilerek 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, Sanıklara verilen ceza miktarına göre 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” ibareleri yazılmak ve 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından tümden çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/7772, K. 2012/2617, T. 01.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-7772-e-2012-2617-k-ec513ad57da2