Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/15471 E. 2012/4043 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/15471
- Karar No
- 2012/4043
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 204/3, 43 ve 62. maddelerince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası (ayrıca TCK'nun 53/1-2-3. maddeleri) 2- Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 157/1, 62 ve 52. maddelerince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 1.000 YTL apc (ayrıca TCK.nun 53/1-2-3 ve 63. maddeleri) I-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı- azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Anadolu A.Ş Türk Sigorta Şirketinin sanığın hazırlık aşamasında tefrik edilen ...’a yönelik eyleminden zarar gördüğü, eldeki dosyada sanığa yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmediği gözetilmeden anılan şirketin davaya katılan olarak kabulü ile lehine vekalet ücretine hükmolunması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan katılan lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiin temyiz itirazlarına gelince: Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanığın dolandırıcılık eylemini kamu kurumu niteliğindeki Emniyet Müdürlüğünün maddi varlıkları olan araç ruhsatı ve sürücü belgesini kullanarak işlemiş olması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi yasaya aykırı, 2-Kabule göre; hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.