Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/9815 E. 2011/23921 K. – Ruhsatnamede

Konu: Ruhsatnamede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/9815
Karar No
2011/23921
Karar Tarihi
Konu
Ruhsatnamede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Ruhsatnamede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 350/1-3, 59, 647 sayılı Yasanın 4,6. maddeleri gereğince 3.600 YTL apc, tecil 16.12.2006 tarihli müşteki kurum vekilinin temyiz isteminin reddine dair aynı tarihli karar Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yokluğunda verilen yerel mahkemenin 23.11.2006 tarihli kararına müşteki vekilinin 15.12.2006 tarihli dilekçe ile yasa yoluna başvurması üzerine mahkemenin 15.12.2006 tarihli kararıyla "Gümrük Müdürlüğünün katılma kararının kaldırıldığı, bu nedenle müştekinin temyiz başvurusunda bulunma hakkının olmadığı" gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar 20.12.2006 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, red kararındaki yasa yolu bildiriminin usulüne uygun olmaması nedeniyle müşteki vekilinin 07/01/2007 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Sanığın sakat olduğundan bahisle bedelsiz ithalattan faydalanarak gümrük vergilerini ödemeden aldığı aracın ruhsatnamesinde sahtecilik yaparak kullanması eyleminde aracın gümrük vergileri alınmadan kullanılması nedeniyle müşteki Gümrük İdaresinin suçtan doğrudan zarar gördüğü dolayısıyla CMK.nun 237 ve 260/1. maddeleri uyarınca davaya katılma ve temyize hakkı bulunduğundan katılma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine dair karar kaldırılarak yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "ruhsatnamede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın mahkumiyetine karar verildiği 23.11.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, müşteki vekili ile sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/9815, K. 2011/23921, T. 22.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-9815-e-2011-23921-k-8f5e3e4e9c01