Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/9759 E. 2012/2212 K.
Konu: Banka Veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/9759
- Karar No
- 2012/2212
- Karar Tarihi
- Konu
- Banka Veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 245/1, 62 ve 52. maddelerince 2 yıl 6 ay H.C. ve 250 YTL A.P.C. (ayrıca TCK.nun 53/1-2 ve 63. mad.si) Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Sanığın haksız şekilde elde ettiği kredi kartı ile değişik zamanlarda birden fazla işyerinden alışveriş yaptığının anlaşılması karşısında anılan suçtan verilen cezanın zincirleme suç hükümleri gereğince arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Sanık hakkında temel ceza belirlendikten ve tespit edilen gün para cezası üzerinden TCK'nun 62. maddesi gereğince indirim yapıldıktan sonra TCK'nun 52/2. maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumuna göre belirlenen miktar üzerinden adli para cezasının tespit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nun 61/8. maddesine aykırı davranılması, 3- Sanığın 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, diğer bentlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anılan maddenin uygulama şekli gösterilmeden karar verilmesi yasaya aykırı, 4- Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 245. maddesine eklenen “birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır” hükmüne göre, mağdurun 12.05.2006 tarihinde alınan beyanında, sanık tarafından zararının tamamen karşılandığını belirtmesi karşısında 5237 sayılı TCK'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 24.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.