Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/8831 E. 2012/12149 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/8831
Karar No
2012/12149
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, hırsızlık HÜKÜM : Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılması, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53. maddesinin a, b, c, d, e fıkralarında yazılı bulunan hakları kullanmaktan yoksun bırakılması, 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53. maddesinin a, b, c, d, e fıkralarında yazılı bulunan hakları kullanmaktan yoksun bırakılması Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43/1, 62/1, 63. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılması, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53. maddesinin a, b, c, d, e fıkralarında yazılı bulunan hakları kullanmaktan yoksun bırakılması Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği ve farklı ticari ilişkiler nedeniyle iki değişik kişiye düzenlenen suça konu çeklerin iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu gözetilmeden eylemin zincirleme olarak işlenen tek suç kabul edilerek hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1-Müdafilerin sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmolunan ceza miktarı ayrıca sanık ... suçtan önce kasıtlı başka suçtan sabıkası bulunması itibariyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK’nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkındayapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5327 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili paragrafın hükümden çıkartılarak yerine “TCK.nun 53. maddesinin 1. mıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan şartla tahliye tarihine, diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Müdafiinin sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesine gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanık ...'ın soruşturma aşamasındaki savunmasında suça konu çeklerin, diğer sanık ... tarafından kendisine 2005 yılı Nisan ve Mayıs tarihlerinde verildiğini beyan etmesi, 19.10.2006 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen Cengiz Gümüş'ün ise, çeklerin 2005 yılının Mayıs ayında çalındığını tespit ettiklerine yönelik ifadesi karşısında hırsızlık suçu açısından suç tarihinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti yapıldıktan sonra 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 2-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine, maddede sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı, 3-Sanığın silinme koşulları oluşan sabıkasından başka kaydının bulunmadığı dikkate alınarak, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın türü ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/8831, K. 2012/12149, T. 21.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-8831-e-2012-12149-k-92051ebeaad2