Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/6675 E. 2013/3732 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/6675
- Karar No
- 2013/3732
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Sanık ..., Sanık ..., Sanık ...: 765 sayılı TCK'nun 339/1, 59/2. md. 2 yıl 6 ay hapis cezası, 2- Sanık ..., Sanık ...: 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 204/3, 62/1. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması, Koşulları bulunmadığından, sanık ... müdafiinin duruşmalı temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; 1) Müdafilerinin, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık ...'ın suça konu 31.08.2001 ve 01.09.2001 tarihli sahte belgelerin düzenlenmesine azmettiren ve doğrudan doğruya birlikte işleyen sıfatıyla iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında, anılan sanık hakkında zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanmaması isabetsizliği karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5237 sayılı Türk CezaKanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verildiğinden, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: “Orman suçu tutanağının” kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden olmadığı cihetle, sanıkların eylemlerinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 339/1 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/2. maddelerinde öngörülen memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı, lehe yasanın belirlenmesi sırasında yapılan uygulamalı karşılaştırmaya göre her iki yasa uyarınca temel cezanın alt sınırdan 3 yıl hapis cezası şeklinde tayin olunduğunun anlaşılması karşısında; 765 sayılı Kanunda yer almayıp, 5237 sayılı TCK' nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu uygulanan güvenlik tedbirlerinin bulunması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın aleyhe olduğu gözetilmeden, orman suçu tutanağının “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden” olduğunun kabul edilip, lehe yasa değerlendirmesinin de bu kabule göre yapılarak, 5237 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde sanıklar ... ve ... haklarında fazla cezaya hükmolunması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ... hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK.nun 204/3 ve 53. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tümden çıkartılıp ,“5237 sayılı TCK.nun 204/2, TCK 43/1, 1/4, 5 yıl 7 ay, 15 gün, 5237 sayılı TCK.nun 62/1, 4 yıl 8 ay 7 gün” bölümlerinin yerlerine sırasıyla “765 sayılı TCK'nun 339/1, 765 sayılı TCK'nun 80, 1/6, 3 yıl 6 ay, 765 sayılı TCK'nun 59/2, 2 yıl 11 ay" denilmesi, sanık ... hakkında kurulan hükümde ise 5237 sayılı TCK.nun 204/3 ve 53. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tümden çıkartılıp ,“5237 sayılı TCK.nun 204/2, 5237 sayılı TCK.nun 62/1, 3 yıl 9 ay” bölümlerinin yerlerine sırasıyla “765 sayılı TCK'nun 339/1, 765 sayılı TCK'nun 59/2, 2 yıl 6 ay" denilmesi,suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin DOĞRUDAN, sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin ise DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2) Müdafilerinin, sanıklar Abdülkerim Buka, ... ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerine gelince; a) Sanıklar Abdülkerim Buka ve ...'un, gerek Şirvan Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2001/66 esas nolu dosyası üzerinden 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan haklarında açılan kamu davası, gerekse temyiz incelemesine konu davanın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, suça konu 31.08.2001 tarihli orman suç zaptının ve 01.09.2001 tarihli olay yeri tespit tutanağının sahte olarak düzenlenmesine kendilerini sanıklar ... ve ...'in azmettirdiklerini belirtip, bu şahısların da yargılanıp mahkum olmalarını sağladıklarının anlaşılması karşısında, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olabilecek düzenleme getiren 5237 sayılı TCK'nun 38/3. maddesinin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar tartışılarak lehe yasa değerlendirmesinin de buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, b) Kabule göre de; “orman suçu tutanağının” kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden olmadığı cihetle, sanıkların eylemlerinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 339/1 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/2. maddelerinde öngörülen memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı kabul olunarak, lehe yasanın belirlenmesi sırasında yapılan uygulamalı karşılaştırmaya göre her iki yasa uyarınca temel cezanın alt sınırdan 3 yıl hapis cezası şeklinde tayin olunduğunun anlaşılması karşısında; 765 sayılı Kanunda yer almayıp, 5237 sayılı TCK' nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu uygulanan güvenlik tedbirlerinin bulunması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın aleyhe olduğu gözetilmeden, orman suçu tutanağının “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden” olduğunun kabul edilip, lehe yasa değerlendirmesinin de bu kabule göre yapılarak, 5237 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde sanıklar hakkında fazla cezaya hükmolunması, yasaya aykırı, c) Dosya içerisinde bulunan 20.06.2008 günlü nüfus kaydından, sanık ...'ın hükümden sonra 28.08.2007 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.