Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/21032 E. 2012/2665 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/21032
- Karar No
- 2012/2665
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Sanık ...: Ortadan kaldırılma Sanık ...: 5237 sayılı Yasanın 158/1-f, 43, 52/2 ve 53. maddelerine göre 3 yıl 9 ay hapis ve 5000 YTL apc ile cezalandırılmasına, Katılan ...'in Pamukbak'tan aldığı gerçek kredi kartının manyetik bilgilerinin sanıklar tarafından kopyalanarak oluşturulan sahte kredi kartı ile harcamalar yapılıp haksız menfaat elde edildiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; 31.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5230 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Pamukbank'ı aktif ve pasifleriyle devralan Halkbankası A.Ş'nin suçtan doğrudan zarar görmesine rağmen mahkemece sözkonusu bankanın suçtan dolaylı zarar görmesi nedeniyle katılan sıfatının kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de; Suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi Halkbankası A.Ş vekilinin yargılama sırasındaki katılma talebi ve temyiz dilekçesi kapsamına göre, 5271 sayılı CMK’nun 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan, dosyadaki vekaletname uyarınca Av. Gülden İpekoğlu'nun katılan vekili olarak kabulüne oybirliğiyle karar verilip, dosya incelenerek gereği görüşüldü: 1) Sanık ... hakkında kurulan ortadan kaldırma kararına yönelik katılan Halkbankası A.Ş Vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyada bulunan nüfus kaydına göre 17.04.2003 tarihinde vefat ettiği anlaşılan sanık ... hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCK’nun 96. maddesi gereğince ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan Halkbankası A,Ş Vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 25.02.2002 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Yasa'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.