Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/20553 E. 2012/428 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2008/20553
Karar No
2012/428
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık (suç vasfındaki vaki değişiklik nedeniyle banka veya kredi kartlarının kullanılması) HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f-3, 43 md.leri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 2.500 YTL adli para cezası

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: I- Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 3/e maddesi uyarınca, “kredi kartının, nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasını” ifade etmesi karşısında eylemin, 5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesinde öngörülen, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgı sonucu “banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, II- 08.02.2006, 09.02.2006 ve 13.02.2006 tarihlerinde şikayetçinin işyerine telefon edilerek iki ayrı kredi kartı bilgileriyle toplam 2.238 TL'lik alışveriş yapıldığı, 11.03.2006 tarihinde şikayetçinin dükkanından ek parça almak istemesi üzerine yakalanan sanığın, aracında bulunan akülü oyuncak otomobilin Gebze'de oturan ...'ya ait olduğunu, parçasının eksik olması nedeniyle kendisine gönderdiğini, parçasını almak için şikayetçinin işyerine gittiğini savunması, şikayetçinin 25.04.2006 tarihli celsedeki beyanında, sanıkla hiç karşı karşıya gelmediğini, telefon eden kişinin sanık olup olmadığını bilmediğini belirtmesi, hazırlık aşamasında ise, 13.02.2006 günü işyerine gelen sanığın, patronu...'ün oyuncağı monte edemediğini ve kendisi ile gönderdiğini söylediğini, bunun üzerine sanığın getirmiş olduğu oyuncağı monte ettikten sonra sanığa teslim ettiğini ifade etmesi, tanık ...'ın ise, kovuşturmada, sanığın, çalıştığı işyerine telefon edip üç parti halinde oyuncak otomobil aldığını, aldığı oyuncak otomobillerden birini monte edemeyince işyerine gelip yardım istediğini ve kendisini kesin olarak teşhis ettiğini, soruşturmada ise, şikayetçinin telefon aracılığıyla 3 defa mal sattığını, malları teslim alan kişilerin farklı kişiler olduğunu söylemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; tanık ve şikayetçinin anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 4.10.2011 gün ve 2011-166 Esas sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesinde öngörülen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda, suçun mağduru kart hamili olduğundan kartların sahibi mağdur sayısınca suçun oluşacağı gözetilip kredi kartlarının kime ait olduğu tespit edilerek kart bilgilerinin sanığın eline nasıl geçtiğinin araştırılması, gerektiğinde kart sahibi veya sahiplerinin tanık olarak bilgisine başvurulması sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, III- Kabul ve uygulamaya göre de; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 10.04.2007 gün ve 9-74/86, 29.05.2007 gün ve 9-104/116, 18.09.2007 gün ve 8-125/186 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 14.07.2006 günlü duruşma tutanağının hükme esas teşkil eden kısa kararı içeren 1 ve 2. sayfasının ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasını içeren 1-2-3. sayfalarının hükme katılan üye hakimler ... (21377) ve ... (20280) tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 232/4-7 maddesine aykırı davranılması, 2- 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddesi uyarınca, suça konu haksız yararın iki katından az olmayacak şekilde gün adli para cezasına hükmolunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik adli para cezası tayini, 3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 17.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/20553, K. 2012/428, T. 17.01.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2008-20553-e-2012-428-k-7d46e91c5501