Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/3748 E. 2026/5410 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3748
Karar No
2026/5410
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/436 E., 2025/633 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davalının ekmek fırınında 01.09.1985 tarihinden itibaren fırın işçisi olarak çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin verildiğini ancak çalıştığı sürelere ait sigorta primlerinin işverence yatırılmadığını ve bu durumun kendisini yaşlılık aylığı bakımından mağdur ettiğini, çalışmalarının gerçeğe dayalı olduğunu beyan ederek 01.09.1985-30.11.1985 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı işveren tarafından davaya cevap verilmemiş, ancak aşamalardaki beyanlarında davacının iş yerinde dava konusu dönemde çalıştığını belirtmiştir. 2-Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalıya ait iş yerinden 01.09.1985 tarihi itibariyle davacı adına işe giriş bildirgesi verildiğini ancak bordrolarda davacının isminin yer almadığını, eylemli çalışmanın ispatının gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.09.1985-30.11.1985 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli kararı ile fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işveren nezdinde 01.09.1985-30.11.1985 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti talebi hakkında mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Dosya kapsamı incelendiğinde, davalı ... adına tescilli ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 01.09.1985 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, iş yerinin Fırın İşletmesi mahiyetli olduğu, 01.09.1985-26.08.1991 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ve iş yerinden dava konusu dönemde bordro verilmediğinin Kurumdan bildirildiği, davalı tarafından 24.12.2019 tarihli celsede davacının kendisine ait iş yerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığının beyan edildiği, iş yerine ait tüm dönem bordrolarının araştırıldığı, sadece 1988 yılı dönem bordrolarında ...adına bildirim yapıldığı, ancak bu kişinin tanık olarak beyanlarına başvurulmadığı, Mahkemece davacı tanıkları ile kolluk araştırması ile tespit edilen kamu tanıklarının dinlenildiği, dinlenen tanıkların komşu iş yeri çalışanı/sahibi oldukları beyan edilmesine karşın uyuşmazlık konusu dönemde çalışmalarının nerede geçtiği hususu belirlenmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece, ilgili vergi dairesi müdürlüğünden davalıya ait vergi kayıtları ile yoklama fişleri celp olunarak uyuşmazlık konusu dönemde iş yerinin faal olup olmadığı araştırılmalı, bu kapsamda davacıdan başka çalışan olup olmadığı belirlenmeli, öte yandan Mahkemece beyanlarına başvurulan komşu iş yeri tanıklarının vergi dairesi, SGK nezdinde kayıtları araştırılarak uyuşmazlık konusu dönemde yaptıkları iş ve iş yeri adresleri belirlenmek suretiyle komşu iş yeri sahibi olup olmadıkları denetlenmeli, 1988 yılı bordro tanığı ..'nın da tanık sıfatıyla beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır..."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.09.1985-30.11.1985 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; bordro bulunmadığından hizmete rastlanmadığını, yetersiz tanık beyanları dışında davacının iddiasını ispata yarar yazılı delil sunamadığını, yeterli bordro tanığı dinlenmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 01.09.1985-30.11.1985 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve bu davada dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği göz önünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

2. İnceleme konusu eldeki davada, bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrasında mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma öncesi dinlenen tanıklara ait hizmet kayıtları getirtilip, davalı ...'in vergi mükellefiyeti kayıtları araştırılmak suretiyle davacının çalışma iddiası hakkında davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacının davalıya ait iş yerinde çalışma sürelerinin tespitine yönelik araştırma yeterli olmayıp, mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir. 3. Somut olayda, davacı adına 01.09.1985 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı ... adına tescilli ... sicil numaralı ve Fırın İşletmesi mahiyetli iş yerinden düzenlenerek Kuruma verildiği, ancak anılan iş yerinden dava konusu dönemde bordro verilmediği anlaşılmış olup; Mahkemece somutlaştırma yükümlülüğü gereğince öncelikle davacının beyanı alınmak suretiyle davalıya ait fırında kendisinden başka kimlerin çalıştığı, hangi işleri yaptıkları sorulmalı, davacının bildireceği çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, daha önce dinlenen komşu işyeri tanıkları tarafından davacının çalışma iddiası doğrulanmışsa da davalıya ait fırın iş yerinin uyuşmazlık konusu dönemde faal olup olmadığı denetlenmeli, bu döneme ait vergi yoklama fişleri ilgili vergi dairesi müdürlüğünden celp olunmalı, öte yandan önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere beyanlarına başvurulan komşu iş yeri tanıklarının vergi dairesi ve SGK nezdinde kayıtları araştırılarak uyuşmazlık konusu dönemde yaptıkları iş ve işyeri adresleri karşılaştırılmak suretiyle komşu iş yeri sahibi olup olmadıkları belirlenmeli, varsa çelişkiler giderilmeli, bu kapsamda davacının çalışma iddiası hakkında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARAR Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/3748, K. 2026/5410, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-3748-e-2026-5410-k-2e17fa2d4060