Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2730 E. 2026/4361 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2730
Karar No
2026/4361
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/354 E., 2025/519 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .. .. Komutanlığı bünyesinde çalışmakta iken 17.08.2017 tarihli periyodik muayene sonucu Sağ Proksimal Üreter Taşı Anksiyete Bozukluğu teşhisi konularak A53/F2, B16/F1 sınıfı görev yapamaz denildiği ve .. Kuvvetleri Komutanlığının 2 numaralı çizelgesinde + işaretli branşların birinde yeniden sınıflandırılması uygundur kararı verildiğini ve davacının 5510 sayılı Kanun'un 25/1 maddesi uyarınca malul olduğuna karar verildiğini, davacının emeklilik hakkını saklayarak sınıf değişikliği yaparak TSK bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, .. .. Bakanlığının 24.08.2021 tarih ve 2021/.. sayılı kararı ile kamu görevinden çıkarıldığını, davalı Kuruma başvurarak malulen emeklilik talep ettiğini, bu talebinin reddedildiğini, davacının malulen emekli olmak için görev hizmet süresinin yeterli olduğunu, davalı Kurum tarafından verilen kararın iptaliyle davacının malulen emekliliğinin tespitine, adi malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun sağlık kurulunca raporların incelenerek maluliyete karar verilmesinin emeklilik işlemlerinin yapılabilmesi için bağlı bulunduğu Kurumdan da emekliliğe sevkine olur alınmış olması gerektiğini, emeklilik sicil dosyasının incelenmesinde davacının emeklilik nedeniyle değil görevden çıkarma sebebiyle işine son verildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 19.01.2023 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davalı Kurumun 22.09.2021 tarih ve E-87075778-202.01.02-.. sayılı işleminin iptaline, davacıya talep tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, biriken aylıkların ödenmesi gereken ayı takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Son Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire 05.05.2025 tarihli kararında; 5510 sayılı Kanun'un 25. maddenin 4. fıkrası son cümlesi uyarınca idari göreve nakil olan kişinin yeni vazifesini yapamayacak şekilde malul olduğuna dair yeni rapor bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 09.12.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacının 5510 sayılı Kanun’un 25. maddesinin hatalı yorumlanması, kazanılmış malullük hakkının ihraç gerekçesiyle yok sayılması ve hukuka aykırı şekilde yeni rapor şartı aranması nedeniyle bozulması gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/2730, K. 2026/4361, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-2730-e-2026-4361-k-30bd6ffd3266