Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9675 E. 2025/13899 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9675
- Karar No
- 2025/13899
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/466 E., 2025/666 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/56 E., 2023/531 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Tirebolu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2011/56 Esas, 2011/59 Karar sayılı 23.03.2011 tarih, 11.04.2011 kesinleşme tarihli kararı ile boşandığını, 28.09.1996 tarihinde müvekkilinin babası ...'ın SSK emeklisi olarak vefat ettiğini, müvekkilinin eşinden boşandıktan sonra 2011 yılı içerisinde müvekkiline ... babası ...'ın ölüm aylığı bağlandığını, müvekkilinin ilk olarak 06.10.2009 tarihinde eski eşi ...'a karşı boşanma davası ikame ettiğini fakat eski eşinin olumsuz hareketlerine son vereceğine dair söz vermesi üzerine davayı takip etmediğini, ardından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, sonrasında eski eşinin olumsuz hareketlerini sürdürmüş olması neticesinde 25.02.2011 tarihinde açmış olduğu boşanma davası neticesinde boşanmalarına karar verildiğini, müvekkilinin eşinden 23.03.2011 tarihinde boşanmış olmasına rağmen, Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan asılsız bir ihbar nedeni ile SGK'nın 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin son fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkların kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı hüküm altına alınmıştır” denilerek müvekkiline posta yolu ile 06.01.2022 tarihinde tebliğ edilen 38118802 sayılı Borç Bildirim Belgesi ile 20.12.20 21... /1322067/37890590 sayılı Kurum yazısında “ Denetim Raporunda boşandığınız eşinizle yaşadığınız tespit edildiğinden aylığınız başlangıç tarihi itibari ile iptal edildiğinin bildirildiği, müvekkilinden 210.807,12 TL babasından dolayı ödenen paranın faizleri ile birlikte geri istenildiğini, bu nedenle işbu davayı açtıklarını, müvekkiline gönderilen kararda ne tür ispat araçları ile bu cezanın oluşturulduğunun açıklanmadığını, iptale konu tahkikatın usulsüz, geçersiz ve hukuki temelden yoksun olduğunu, müvekkilinin boşandıktan sonra eşi ile birlikte yaşamadığını, eski eşinin 28.09.2012 tarihinden beri ... köyü ... mevki ......Evleri No: .... adresinde yaşadığını, müvekkilinin boşandıktan sonra farklı bir adreste yaşam mücadelesi verdiğini, çok fakir olduğunu, hiçbir geliri olmadığını, ... çocukları ile birlikte yaşadığını, onların da infak ve iaşesinden sorumlu olduğunu, hayatta kalabilmek için bankadan çektiği ihtiyaç kredisi taksitlerini, aldığı yetim aylığı ile ödediğini belirterek müvekkilinin boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığının ve bu nedenle SGK tarafından müvekkilin aleyhine tutulan tutanağın gerçekleri yansıtmadığının tespitine, SGK tarafından müvekkili aleyhine 38118802 savılı Borç Bildirim Belgesi ile tahakkuk ettirilen borcun ve faizlerinin tümden iptaline ve kaldırılmasına karar verilmesini, iptal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi hesaplanarak müvekkilinin babasından aldığı ölüm aylığının hak edişinin hüküm altına alınmasını, yeniden bağlanılmasına karar verilmesini, kesilen ölüm aylıklarının faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili; adrese dayalı nüfus kayıt bilgilerini içeren vukuatlı nüfus kayıt örneklerinin incelenmesinden; ...ın boşandığı eşi ... ile 14.07.1986 tarihinde evlendiğinin, 11.04.2011 tarihinde boşandığının tespit edildiğini, haklarında inceleme yapılan şahısların (davacı ve eşinin) müvekkili idareden ölüm aylığı alabilmek için boşandıkları ancak fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerine yönelik müvekkili idareye ihbar dilekçesi verildiğini, Kurum MEDULA Hastane Uygulaması kayıtları incelendiğinde tarafların; 25.06.2011, 11.09.2012, 13.10.2012, 16.10.2012, 26.11.2012, 09.02.2013, 03.08.2013, 07.10.2013, 15.09.2014, 22.10.2014, 07.05.2015, 27.01.2017, 07.02.2018, 25.02.2018, 07.03.2018, 18.02.2020, 14.05.2020 tarihlerinde ... Devlet Hastanesine, 08.10.2014 tarihinde de Giresun Merkez'de bulunan... Devlet Hastanesine birlikte aynı tarihlerde müracaat ettiklerinin tespit edildiğini, yine ...Hastane Uygulaması kayıtları üzerinden yapılan incelemelerde;...'ın 20 12... yıllarında .... Hastanesinden almış olduğu sağlık hizmetleri esnasında, ilgili sağlık hizmet sunucusuna hasta telefon bilgisi olarak boşandığı eşi ... adına kayıtlı olan 05...32 numaralı GSM numarasını verdiğinin tespit edildiğini, yine ....'ın 2012 yılı Haziran ayında almış olduğu sağlık hizmetlerinin tamamını ... ilinde bulunan sağlık hizmet sunucularından aldığını, ....'ın ... ilinde herhangi bir adres kaydı yok iken, boşanmış olduğu eşinin resmi kayıtlara göre 2012 yılı Haziran ayında .... Mh....Cd.No:.... .. ... adresinde ikamet ettiğinin tespit edildiğini, MEDULA Eczane uygulaması kayıtları üzerinden yapılan incelemede, ...ile ...'ın 11.09.2012, 22.10.2014, 07.05.2015, 27.01.20 17... .08.2021 tarihlerinde Kurumları ile sözleşmeli ... eczane kodlu .... Eczanesine; 30.05.2020 tarihinde, ... Eczane Kodlu ... Eczanesine, 25.11.20 14... .06.2015 tarihinde ... Eczane Kodlu Yeni Eczanesine; 10.12.2013 tarihinde sözleşmeli ... Eczane Kodlu ...Eczanesine; 09.02.2013 tarihinde ... Eczane Kodlu .... Eczanesine; 07.08.2012 tarihinde ... Eczane Kodlu ...Eczanesine aynı tarihte birlikte müracaat ettiklerinin tespit edildiğini, Denetmen Raporunun Alınan İfadeler Tespit Edilen Hususlar Bölümünde: ifadesi alınan kişilerin tamamının, tarafları tanıdıklarını, tarafların yazları bağ, bağçe ve fındık işleri için köye geldiklerini, ...'da oturduklarını, ... köyde ... olarak bilindiğini, tarafları karı koca ve evli olarak bildiklerini, boşandıklarını, ayrıldıklarını hiç duymadıklarını, bildikleri kadarı ile fiilen birlikte yaşadıklarını beyan ettiğini, bir kısım ifadesine başvurulan kişilerin ise tarafların maaş alabilmek için boşandıklarını duyduklarını ancak bu boşanmanın kağıt üstünde olduğunu, tarafların birlikte yaşadıklarını bildiklerini belirttiklerini, yapılan çevre soruşturmasında... Mh. ... Sk. No: ... no:2 Tirebolu adresinde ikamet eden ..'ın ev sahibinin eşinin kardeşi olduğunun tespit edildiğini, gerçek anlamda eşinden boşanan bir kişinin eski eşinin kız kardeşine ait evde kiracı olarak kalmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamın birlikte değerlendirildiğinde; 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi hükmü uyarınca Kurum denetim memuru tarafından düzenlenen tutanaklardaki tespitin aksinin eşdeğer belgelerle ispatı yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, Kurum yazı cevabı eklerinde mevcut 13.04.2011 tarihli tahsis talep ve beyan taahhüt belgesi başlıklı belge içeriğinden anlaşıldığı üzere davacı ...'ın 28.09.1996 tarihinde vefat eden babası ...'ın sigortalılığı sebebiyle ölüm aylığı bağlanmasını talep ettiği, davacının annesi ...'ın vefat tarihinin ise 24.03.2011 tarihi olduğu gözetildiğinde diğer kız kardeşleri evli olan davacı ...'ın çekişmeli olarak ikame ettiği ancak sonrasında herhangi bir maddi ve manevi tazminat ile nafaka talebi olmaksızın anlaşmalı boşanmayla evliliğini 11.04.2011 tarihinde sonlandırdığı, bu tarihin davacının annesi ...'ın vefatından yaklaşık 3 hafta sonrası olduğu ve boşanmanın kesinleşmesine müteakip 2 gün sonra 13.04.2011 tarihinde davacının ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunduğu dosya arasına alınan resmi belgelerden anlaşılmakta, davacının adres kayıt sistemindeki mevcut ikametinin .../ ... adresi itibariyle olduğu, davacının eski eşi ...'ın ise 20.02.2012 tarihinde İlkadım / ... bu tarih sonrasında ise Doğankent / Giresun adresi olduğu, davacının ... ilinde ikamet ettiğine dair adres sisteminde kaydı bulunmamasına rağmen boşanma tarihi sonrasında eski eşinin ikamet ettiği ... ilinde 2012 yılı Haziran ayında acil polikliniğinde tedavi gördüğüne dair MEDULA kayıtlarının mevcut olduğu, duruşmada beyanları alınan ve daha önce davalı Kurum denetim memuru tarafından da dinlenen tanıklar ..., ..., ..., ...'ın ifadelerinde davacı ...'ın fındık toplama dönemlerinde .... ilçesi ... köyüne boşandığı eşi ... ile birlikte geldiği ve aynı evde kaldıkları yönünde anlatımların mevcut olduğu, ayrıca bu tanıkların ifadelerinde köyde ikamet etmelerine rağmen davacının eşinden boşandığına ilişkin bilgilerinin bulunmadığını tarafları evli olarak bildiklerini beyan ettikleri, ayrıca SGK araştırma raporunda mevcut ifadelerinde ..., ..., ...'ün anlatımlarında boşanmanın davalı Kurumdan aylık bağlanması düşüncesi ile gerçekleştirildiğine dair bilgiye yer verdiklerinin bildirilmesi, ..... ilçesi ... köyündeki ikamet adresi 2012 yılından beridir değişmediği adres kayıt sistemindeki bilgiden sabit olan ...'ın bu köyde yaşayanların beyanlarından anlaşıldığı üzere sadece fındık toplama döneminde bu köye gelmekte olduğu anlaşılmış olmakla mevcut tespitlere karşılık ispat yükü altında olan davacı tarafın dinlenen tanıklarının beyanları incelendiğinde tanıklar ... ....'ın davacının çocukları olduğu, diğer tanıklar ... ve ...'in ise davacı ile aralarında kayın hısımlığının bulunduğu, akrabalık bağı bulunmayan tek tanığın davacının ikamet ettiği bina yöneticisi olan ... olduğu ve bu tanığın anlatımlarında da davacının eski eşi ile görüşmeye devam ettiği, boşanmış olduklarını sonrasında öğrendiğine dair beyanın bulunduğu, davacı tarafın iptalini talep ettiği Kurum işleminin aksini ispat edemediği, bu nedenle annesinin ölümünden kısa bir müddet sonra herhangi bir maddi talepte bulunmaksızın anlaşmalı biçimde evliliğini sonlandıran ve bu tarihten sadece 2 gün sonra aylık bağlanması talebinde bulunup boşandığı eşi ile ayrı yaşadıklarını ispat edemeyen davacının taleplerinin reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacıya ölen babasından bağlanan ölüm aylığı, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilerek yersiz ödenen aylıklar yersiz ödeme olarak borç kaydedilmiştir. Tüm dosya kapsamı, alınan beyanlar, kolluk araştırma tutanakları, nüfus kayıtları, MEDULA kayıtları ve denetim raporu bir arada değerlendirildiğinde davalı ile boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde boşandıkları halde birlikte yaşadıklarına ilişkin Kurum tespitinin aksinin ispat edilemediği, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya 2011 yılında ... babası ...’dan ölüm aylığı bağlandığını, davacının ilk olarak 2009 yılında eski eşi ...’a karşı boşanma davası ikame ettiğini, ancak eski eşinin olumsuz hareketlerine son vereceğine dair söz vermesi üzerine davayı takip etmediğini, ardından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini fakat eski eşin olumsuz hareketlerini sürdürmüş olması neticesinde 2011 tarihinde boşanma davası neticesinde boşanmalarına karar verildiğini, davacının ilk boşanma davası açtığı tarihin babasının vefatından iki yıl önce olduğunu, bu durumun da boşanmanın gerçek bir boşanma olduğunu gösterdiğini, iptale konu tahkikatın usulsüz ve geçersiz olduğunu, hukuki temelden yoksun olduğunu, davacının, eşinden 23.03.2011 tarihinde boşanmış olmasına rağmen SGK’ya yapılan asılsız bir ihbar nedeni nedeni ile SGK'nın davacıya bağlanan aylığı başlangıç tarihi itibari ile iptal ettiğini, yapılan ihbarın sadece davacıyı mağdur etmeye yönelik düşmanca bir eylem olduğunu, itibar edilmemesi gerektiğini, davacı boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamadıklarını, davacının fiilen birlikte yaşadığı iddia edilen eski eşinin dosya kapsamındaki nüfus kayıt örneğinden de anlaşılacağı üzere .... adresinde yaşadığını, dosya içerisine celp edilen seçim evraklarından da görüleceği üzere davacının ve eski eşinin adreslerinin ve oy kullandığı okulların farklı olduğunu, davacının eski eşi ...'ın köydeki evinde yaşadığını, yazları da yaylaya çıktığını, kışları ise davacının ... iline kızını ve ablası görmeye gittiği günlerde sınırlı zamanda birkaç gün için ...daki adresine gelip çocukların başında kalmak üzere davacının evinde kaldığını, davacının eve dönmeden ... ilçesi ...köyündeki evine geri döndüğünü, davacının kesinlikle eski eşi ile birlikte yaşamadığını, müşterek çocukların babalarının rahatsızlıkları nedeniyle son 5-6 yıldır fındık toplayamadığı için köye gidip fındık topladıklarını, bu sebeple köylülerin ve komşuların davacı hakkında kendilerince bir değerlendirme yaptıklarını düşündüklerini, davacının, eski eşiyle muvazaalı olarak boşanma gibi bir düşüncesinin olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle davacıya babasından bağlanan yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilen aylığın yeniden bağlanmasına, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.