Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8134 E. 2025/13632 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8134
- Karar No
- 2025/13632
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1753 E., 2025/405 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/336 E., 2023/70 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 3...0 T.C. Kimlik numaralı...'in 27.11.2013 tarihinde müvekkili şirkete ait iş yerinde çalışırken iş kazası geçirdiği, 30.01.2015 tarihinde de vefat ettiğinin, davalı Kuruma ihbarı üzerine Kurumca adı geçenin 27.11.2013 tarihinde söz konusu iş yerinde çalışıp çalışmadığının ve 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre olayın bir iş kazası olup olmadığının araştırılması için görevlendirilen müfettişin incelemeleri sonunda müvekkili şirket hakkında 29.04.2016 tarih ve 403722/07/İR/07 sayılı rapor düzenlendiğini, anılan raporda ... ...'in hizmet akdine dayalı çalışması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrası a bendi gereği sigortalı sayılması gerektiğinin, yine 27.11.2013 tarihli kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrası a ve b bentleri gereği iş kazası sayılması gerektiğinin, müvekkili şirketin % 49 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini belirterek 29.04.2016 tarih ve 403722/07/İR/07 sayılı raporun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri tarafından davacılar aleyhine açılan Bursa 11. İş Mahkemesinin 2020/590 E. sayılı tazminat davasında farklı bilirkişi heyetlerinden alınan raporlarda olayın iş kazası olduğunun tartışma konusu dahi edilmediğini ve davanın karar aşamasında olduğunu, davacıların tazminat davasını sebepsiz yere uzatmak için bu davayı açtıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dahili davalı ..., ... ve ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... ...'in müvekkilinin çalışanı olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 3.İncelenen dosyada; her ne kadar davanın reddine dair karar verilmiş ise de verilen karar eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. 4.Davalılar murisi ...'in davacı şirket sahibinin yeğeni olduğu, kazanın meydana geldiği fabrikanın bekçisi olan ... ...'nin de eniştesi olduğu yine olay tarihinde fabrikanın faaliyette bulunmadığı, fabrika binasını beklemek üzere ... ...'nin çalıştırıldığı, davalılar murisi ...'in ise çatıdan düşerek öldüğü açıktır. Ancak ... ... ile davacı şirket arasındaki hukuki ilişki tam olarak ortaya konması hususunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmamış, yeteri kadar tanık dinlenilmemiştir. Mahkemece öncelikle; ceza dosyasındaki tanıkların beyanı alınmak suretiyle ... ...'in fabrikada görevli olup olmadığı, görevli ise ne iş yaptığı, fabrikada görevli değil ise halen faal olan davacı şirkette başka bir görevde hizmet akdine tabi çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise ne iş yaptığı, şirket sahibi ile aralarındaki akrabalık ilişkisi de dikkate alındığında ... ... ile aralarında vekalet ilişkisi olup olmadığı sorulmalıdır. Şirkette bekçi olarak çalışan ... ...'nin sigorta bildirimlerinin yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapıldı ise ... ...'in bildirimlerinin neden yapılmadığı hususu üzerinde durulmalı, ... ... ile davacı şirket
arasında hizmet ilişkisi olup olmadığı net bir biçimde ortaya konulmak suretiyle tüm bu deliller bir arada değerlendirilerek olayın iş kazası olup olmadığı tam olarak belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.