Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8369 E. 2025/14421 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8369
Karar No
2025/14421
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/117 E., 2024/306 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davacıların murisi ...'ün davalı şirkete ait iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken, görevli bulunduğu fabrika arsası içinde bulunan trafodan sesler gelmesi üzerine kontrol etmek üzere girdiği trafoda yüksek gerilime kapılarak hayatını kaybettiğini, mezkur olayla ilgili olarak İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/228 Esas sayılı dosyasında yapılan ceza yargılamasının 2015/54 Karar sayılı ilamla beraatla sonuçlandığını, ancak mezkur kararın temyiz edildiğini ve temyiz incelemesinin devam ettiğini, davacılara yaşanan kazadan sonra herhangi bir ödeme yapılmadığını ve aylık da bağlanmadığını beyanla; ... ...'ün vefatıyla sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili, davacıların murisi ... ...’ün ...Bakır Fabrikasının özel güvenliğini yaparken olay günü o an mesaisi olmayan diğer bir özel güvenlik görevlisi arkadaşı ile güvenlik sahasının dışında ...'a ait bir trafonun içine girerek anılı elim olay meydana geldiğini, SGK İzmir Teftiş Gurup Başkanlığının yaptığı 25.06.20 13... 3/İNC/28 sayılı inceleme raporunda var olan kazanın mütevveffanın güvenlik faaliyeti kapsamında çalıştığı yerden ayrılarak, görev alanı olmayan ve işveren şirket sorumluluğunda bulunmayan elektrik trafosunun içerisine tünelden girerek elektrik çarpması sonucu meydana geldiğini, olayın meydana geldiği yerin iş yeri olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında bir iş kazasının söz konusu olmadığının açıkça ifade edildiğini, müvekkil yetkilisinin açılan kamu davasında kusursuz olduğu gerekçesi ile beraat ettiğini, müteveffanın temel iş güvenliği eğitimlerinin tam olduğunu, oryantasyon eğitiminin de verildiğini, özel güvenlik görevlisi yetkilerinin sınırlı olduğunu, caydırıcı etkisinin olduğunu ancak kolluk yetkilerine sahip olmadığını, alan içinde bir hırsızlık olayı olsa dahi özel güvenlik görevlisinin trafo içine girmek ve orada hırsızla boğuşmak ya da yakalamak değil caydırıcı olup kolluğa haber vermesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı Kurum vekili, davacıların kazanın yasa hükmüne uygun bir iş kazası olduğunu ispat etmesi gerektiğinden bahisle; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli kararı ile kazanın meydana geldiği yerin davalı iş yerinin sınırları dışında kaldığı, gerçekleşen olay ile davalı şirketin sağlamayı taahhüt ettiği güvenlik hizmeti arasında bir illiyet bağının bulunmadığı, olayın davalı şirket tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelmediği hususları dikkate alınarak ... ...'ün vefatıyla sonuçlanan olayın 5510 sayılı Kanun 13. madde kapsamında bir iş kazası olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.01.2022 tarihli ilamında, "...Dava, 04.11.2016 tarihinde, davalı şirketin güvenlik hizmeti sağlama sözleşmesi kapsamında eski ...Fabrikası arazisinde güvenlik işinin yürütümü sırasında arazide bulunan trafo binası içesinde meydana geldiği iddia edilen ve ... ...'ün vefat ettiği olayın iş kazası olduğunun tespitine dayanmakta olup Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Somut olaya dönüldüğünde, Mahkemece, yeterince inceleme ve araştırma yapılmadığı, kazaya konu olayın meydana geldiği yerde davalı şirketin sorumlululuk alanını yeterince belirlenmeden karar verildiği görülmüştür. Dosyadaki bilgilere göre davalı şirketin dava dışı ... İnşaata yer teslimi ile teslim edilen eski ...Fabrika binasının güvenliğini sağlamakla görevli olduğu, ... ...’ün davalı iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve olay tarihinde görevi başında olduğu, devriye görevini yaparken fabrika arazisi içerisinde olup, fabrikanın ve çevrenin enerji ihtiyacını karşılayan ...'a ait trafo içinde elektrik akımına kapılarak vefat ettiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise olayın davalı şirket tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelip gelmediği noktasında oluşmaktadır. Her ne kadar yapılan yargılamada, trafo binasının ... mülkiyetinde ve sorumluluğunda olması, kilit ve zincirle kapalı olması ve sadece yetkili personel tarafından açılıp kapatılmasının mümkün olduğu bu nedenle davalı iş yerinin sınırları dışında kaldığı kanaati ile hüküm kurulmuş ise de Mahkemece bu sonuca eksik ve yanılgılı değerlendirme ile gidilmiştir. Gerçekten de gerek ceza yargılaması sırasında dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları ile gerekse olaydan hemen sonra ilgili kolluk birimi ve itfaiye yetkilileri tarafından düzenlenen tutanak içeriklerine göre olayın meydana geldiği trafo binasının ...’a ait bile olsa davalı şirketin güvenlik hizmeti verdiği fabrika arazisi içinde olduğu anlaşılmış olup, olay tarihinde görevli bulunan güvenlik görevlilerinden ... tanık olarak verdiği beyanında; güvenlik görevlisi arkadaşlarının devriyeye çıktıktan bir süre sonra trafonun olduğu bölgeden alev yükselmesi ve çığlıklar üzerine olay yerine gittiğinde ...'yı trafo dışında yaralı gördüğünü, trafo içine girdiğinde ölen ...'ü yerde yatar vaziyette gördüğünü, ...'in kendisine bir ses duymaları üzerine ...'un trafoya girdiğini söylediğini söylemiş ve aynı tanık trafonun kapısının daha önce kilitli gördüğünü, anahtarın ... yetkililerinde olduğunu, zaman zaman trafoya yönelik hırsızlık girişimleri olduğunu belirtmiştir. Olayın tek görgü tanığı olan ve huzurdaki davada beyanı alınmayan ... ise ceza yargılamasındaki beyanına göre, özel güvenlik görevlisi olarak davalı şirkette çalıştığını, olay tarihinde, gece nöbet tutan arkadaşları ile sohbet ettiğini, ölen arkadaşı ile devriyeye çıktığını, trafonun bulunduğu yere geldiklerinde, her zaman kapalı olan trafonun kapısının aralık olduğunu görmeleri üzerine ölenin hırsızlıktan şüphelenerek kontrol amaçlı içeri girmesinden bir dakika sonra içeriden patlama sesi geldiğini, içeri girdiğinde yangın başlamış ve arkadaşının giysilerinin tutuşmuş olduğunu gördüğünü söylemiştir. Tanık beyanlarına göre ... ...’ün, korumakla görevli olduğu alan içerisinde her zaman kapısı kapalı olan trafonun kapısının açık olması ve sesler gelmesi üzerine müdahale etmesinin, ...’a ait trafonun korunması değil kendi sorumluluk alanındaki taşınır ve taşınmazlar bakımından önleyici güvenlik kapsamında olup olmayacağı değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur. Mahkemece; ...’a ait trafonun korunmasının, davalı şirketin kendi sorumluluk alanındaki taşınır ve taşınmazlar bakımından önleyici olup olmayacağı hususunda hüküm kurmaya yeterli düzeyde delil toplanmalı, özellikle olayın doğrudan görgü tanığı ...’nın ayrıntılı beyanlarına başvurulmalı, varsa tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, trafo içerisinde daha önceki hırsızlık girişimlerine dair yapılan suç duyurusu, tutanak olup olmadığı ve davalı şirketin bu alanda müdahalesinin olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın, ... ...'ün 20.11.2011 tarihinde geçirdiği ve vefatı ile sonuçlanan kazanın, iş kazası olup/olmadığı noktasında toplandığı ve bu kapsamda konu incelendiğinde; bir kazanın iş kazası olarak kabul edilebilmesi için kazazedenin, 5510 sayılı Kanun 4. maddesi kapsamında sigortalı olması ve olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi şartının bulunmasının gerektiği, olayın/kazanın meydana gelmesinden önce, ... ...'ün işvereni davalı şirketin, dava dışı ... İnşaat A.Ş. arasındaki güvenlik hizmeti sağlama sözleşmesi kapsamında, eski ...Bakır Fabrikası arazisinde güvenlik hizmeti sağlamayı taahhüt ettiği, ... ...'ün vefat ettiği trafo binası, eski ...Bakır Fabrikası arazisi içerisinde bulunmakta ise de, trafo binasının dava dışı ... mülkiyetinde ve sorumluluğunda olduğu ve trafo binasının, sürekli olarak kilit ve zincirle kapalı tutulduğu, binanın sadece yetkili ... personeli tarafından açılıp kapatılmasının mümkün olduğu, bu nedenle, olayın / kazanın meydana geldiği trafo binasının, ... ...'ün çalıştığı, davalı iş yerinin sınırları dışında kaldığı ve bu kapsamda, gerçekleşen olay/kaza ile davalı işveren şirketin sağlamayı taahhüt ettiği güvenlik hizmeti arasında bir illiyet bağının bulunmadığı, bu tespite göre de olayın/kazanın davalı şirket tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelmediği kanaatine ulaşılmış, sonuç olarak, davalı Kurumun, 20.11.2011 tarihinde meydana gelen olayın/kazanın iş kazası olmadığına dair tespitlerinin aksinin, yani, davacı tarafın, olayın/kazanın iş kazası olduğuna yönelik iddialarının, somut olarak hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir şekilde ispat edilemediği gibi, yargılama sürecinde aldırılan kök ve ek bilirkişi raporunda da, tarafların iddaları değerlendirilmek suretiyle belirtilen hususların da olayın/kazanın iş kazası olmadığı hususunu açıkça ortaya koyduğu, bu kapsamda, davacı tarafın iş kazası tespitine yönelik iddialarının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında sabit olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın sübut bulmayan davasının reddine dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, davacıların mütevaffa oğlu ...' ün davalı şirkette güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, görevli olduğu yerin bahçesinde yer alan trafoya birkaç kez hırsızların dadanması üzerine ve bu trafonun da güvenliğini sağlamaya çalıştığı bölgede yer alması dolayısı ile yine olay günü hırsızların trafoya girmesi sonucu ... ...’ün bunun kendi vazifesi olduğunu düşünmesinden kaynaklı olaya müdahale ettiğini, ayrıca olayın tek gördü tanığı olan ... dinlenilmeden ve çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıların murisi ...’ün 20.11.2011 tarihinde vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası, a- Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada, b-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır. Eldeki davada, davalı şirketin dava dışı ... İnşaata yer teslimi ile teslim edilen eski ...Fabrika binasının güvenliğini sağlamakla görevli olduğu, ... ...’ün davalı iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve olay tarihinde görevi başında olduğu, devriye görevini yaparken fabrika arazisi içerisinde olup fabrikanın ve çevrenin enerji ihtiyacını karşılayan ...'a ait trafo içinde elektrik akımına kapılarak vefat ettiği anlaşılmakla kazanın iş yerinde meydana geldiği dolayısıyla olayın iş kazası sayılması gerektiği halde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8369, K. 2025/14421, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-8369-e-2025-14421-k-cebb0fa28ad0