Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5669 E. 2025/14205 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5669
Karar No
2025/14205
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/238 E., 2025/105 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/158 E., 2022/633 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın eşi, ... ve ...'nın babaları ... ...'nın davalıya ait işyerinde 2017 yılında vasıfsız eleman olarak istihdam edildiğini, müteveffanın 07.04.2020 tarihinde davalının işyerinde çalışmakta iken kalp krizi geçirdiğini ve 18:45 de hastanede hayatını kaybettiğini, olayın iş kazası olduğunu, müteveffanın sağlık durumunun işyerinde kontrol edilmediğini, işverenin işyerinde işçilerin sağlık durumlarını ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, davalı işyerine girdiğinde her hangi bir kalp rahatsızlığı olmadığı gibi kalp krizini tetikleyici bir kronik rahatsızlığının da bulunmadığını, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını" belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... için 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 200.000,00 TL manevi tazminat, ... için 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 200.000,00 TL manevi tazminat, ... için 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 200.000,00 TL manevi tazminat, olmak üzere toplam 660.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın 07.04.2020 tarihinde davalı iş yerinde kalp krizi geçirdiği ve müteveffanın ...Devlet Hastanesine kaldırıldığı ancak tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğinin hastane raporları ile sabit olduğunu, müteveffanın davalı işyerinde, iş yerine geleni ve gideni karşılamakla görevli olarak çalıştığını, iş yerinin ana iş sahasında çalışmadığını, çalışma şartları son derece hafif olan müteveffanın işyerindeki çalışma şartları dolayısıyla sağlık durumunun etkilenmesinin mümkün olamayacağını, 07.04.2020 günü mesai bitiminde rahatsızlandığını ve hemen telefonuyla oradakileri aradığını, iş yerinde çalışanların hemen müteveffanın yanına geldiklerini ve ambulansı aradıklarını, hastanenin yakın olması sebebiyle ambulans ve görevlilerin hemen işyerine geldiğini, sonrasında müteveffayı hastaneye kaldırdıklarını ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını, işyerinde periyodik sağlık kontrollerinin yapıldığını, meydana gelen kalp krizi olayı ile işyeri ve çalışma koşulları arasında illiyet bağı söz konusu olmadığını, meydana gelen olayın iş kazası olarak kabul edilse dahi işvereninin meydana gelen olayda kusurunun olmadığını" belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..işbu dava ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen iş kazasında sorumluluğun tespiti noktasında toplanmaktadır. ... Davalı işveren .... Kaplama ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin sigortalı çalışanı olarak çalışan kazazede işçi ..., olay tarihi olan 07.04.2020 tarihinde işyerinde güvenlik (kapı görevlisi) olarak görev yaptığı işyerinde mesai bitimine yakın rahatsızlanmış, götürüldüğü hastanede müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. ...’nın, işyerinde bulunduğu, işyeri bölümünde iken kalp krizi geçirmiş olması sebebiyle, 5510 sayılı Kanunu’nun 13. maddesi a bentlerine göre olayın iş kazası olduğu anlaşılmıştır. ...... İş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak sorumluluğun kusura dayandığı, özel bir düzenleme söz konusu olmadıkça asıl olanın kusur sorumluluğu olduğu, kusur sorumluluğunda sorumluların tazmin yükümlülüğü için illiyet (nedensellik) bağının gerçekleşmesinin zorunlu olduğu, illiyet bağının kesilmesi halinde zararı tazmin yükümlülüğünden söz edilemeyeceği, işbu yargılamaya konu davada SGK denetmen raporu ve bilirkişi raporlarında tespiti yapıldığı üzere gerçekleşen iş kazasının öngörülemez ve önlenemez bir olay olduğu, işveren ... Kaplama ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.’nin olayda kusurunun olmadığı anlaşıldığından toplanan delillere ve yargılama sonunda oluşan vicdani kanaate göre davanın reddine karar verilerek..." gerekçesiyle "Davanın Reddine" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının kusuru olmadığı yönündeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, -Müteveffanın davalı iş yerinde çalışırken kalp krizi geçirerek hastaneye götürüldüğünü, hastanede vefat ettiğini, -Mütevefanın çalıştığı süre zarfında sağlık durumu ile ilgili hiçbir kontrol yapılmadığını, işçilerin sağlık durumları ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu işverenin yerine getirmediğini, -Kusurun hukuka uygun şekilde irdelenmediğini, -Bilirkişi heyet raporunda görevlendirilen kardiyolog bilirkişinin işyeri hekimi, iş gücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bir bilirkişi olması gerektiğini, -Müteveffanın haftalık 45 saati aşan bir çalışma sistemi içerisinde çalıştırıldığını, -Müteveffanın kalp krizine bağlı olarak ölümü neticesinde meydana gelen iş kazasının yerleşik içtihatlar gereğince kaçınılmazlık hali ve risk nazariyeleri ilkeleri kapsamında davalının kusursuz sorumluluğunu gerektirdiğini, -Müteveffanın iş kazası sonrası ölümü neticesinde destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminata müvekkillerinin hak kazandığını, -Kusur belirlenerek maddi zararların tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, -Manevi tazminata hükmedilmesi geerktiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre davacının temyiz kapsam ve nedenlerine göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz harcın istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5669, K. 2025/14205, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-5669-e-2025-14205-k-c897e1c708d0