Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6940 E. 2026/4602 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6940
- Karar No
- 2026/4602
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/230 E., 2025/13 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/271 E., 2024/504 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 14.04.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı adına Avukat ... ... ile davacılar adına Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili özetle; müvekkili ...'nin davalı Şirkete ait işyerinde çalıştığı sırada geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığını, olayın davalının kusurlu davranışlarından kaynaklandığını ileri sürerek davacı kazalı ... için 1.594.990,67 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi, diğer davacılar eş ve çocuklar için ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 2015 yılında meydana gelen iş kazası sonucu davacı ...'nin sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayın meydana gelmesinde davacı sigortalı ...'nin %30, davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacı ...'nin maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... lehine 60.000,00 TL, davacı eş ... ... lehine 20.000,00 TL, davacı çocuklar ... ve ... lehine ayrı ayrı 10.000,00’er TL manevi tazminata karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazlarının hatalı değerlendirildiğini, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kazanın davacı kusurundan kaynaklandığını, olayda davacıya çalışır vaziyetteki makineyi temizlemesi yönünde talimat verilmediğini, sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, hesap raporunda kusur ve maluliyet oranları ile geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve pasif dönem tazminatına ilişkin tarih aralıkları ile çarpanların yanlış hesaplandığını, kök raporda hesaplanan tazminat bedeline davacı tarafça itiraz edilmemesi nedeniyle müvekkili lehine usulî kazanılmış hak doğduğunu, buna rağmen ek raporla artan değer üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminatın fazla hesaplandığını, kök rapor ile ek rapor arasındaki hesap farkının izah edilmediğini, vadesi gelmemiş işleyecek dönem ve pasif dönem zararlarına da kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen maddi tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, gerekçeli kararın ilgili kısmında maddi zarar miktarının 594.990,67 TL olarak yazılması nedeniyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalı vekilinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 110. maddesinde düzenlenen dava yığılmasının, diğer bir ifadeyle objektif dava birleşmesinin söz konusu olduğu hâllerde, her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin davacı ... için 80.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı ... lehine 60.000,00 TL, davacı ... ... lehine 20.000,00 TL, davacılar ... ve ... lehine ayrı ayrı 10.000,00’er TL manevi tazminata karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.01.2025 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. 2.Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine göre hükümde tarafların kimliklerinin açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde kurulması gerekir. Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında dosya ile ilgisi bulunmayan, davacılar arasında yer almayan bir kişi hakkında manevi tazminat değerlendirmesi içeren paragrafa yer verildiği, ayrıca gerekçede hükme esas alınan maddi tazminat miktarının 1.594.990,67 TL yerine 594.990,67 TL olarak yazıldığı ve karar başlığında davalı şirketin türünün hatalı gösterildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının gerekçe kısmında yer alan; “Bu açıklamalar sonrasında somut olayda, tarafların sosyal ekonomik halleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumları ile davacının yaşı meydana gelen kazanın niteliği ve davacının yaşadığı elem ve ızdırabın niteliği ve malüliyet oranı gözetilerek davacı ... ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı ... ...'ye verilmesine karar vermek gerekmiştir.” ibarelerinin silinerek gerekçeden çıkarılması, 4.İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının gerekçe kısmında yer alan “594.990,67 TL” ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere “1.594.990,67 TL” ibaresinin yazılması, 5.İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında davalı şirket unvanında yer alan “... Konfeksiyon Giyim San. Tic. Ltd. Şti.” ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "... Konfeksiyon Giyim San. ve Tic. A.Ş." ibarelerinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 6.Davalı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, 7.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.