Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4765 E. 2026/5815 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4765
Karar No
2026/5815
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2439 E., 2025/69 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/246 E., 2022/203 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Şirketin, TTK’ya göre kurulmuş bir Anonim Şirket olduğu, 5510 sayılı Kanun gereğince davacı Şirketin kuruluşundan bu yana davalı .. SG İl Müdürlüğü .. SG Merkezine sistem üzerinden 2 mahiyet koduyla kaydedildiği, davacı Şirketin 02.03.2018 tarihli 2018-577-1013 sayılı “Engelli Çalıştırılması’' hakkında davalı Kuruma yaptığı başvuru ile 5510 sayılı Kanun gereğince Engelli Çalıştırılmasından Kaynaklanan Teşvikten yararlanmak istediği, davacı Şirketin işbu başvurusunun 60 günlük yasal sürede cevaplandırılmamış olması sebebiyle zımnen reddedilmiş olmasının yeni bir durum yarattığı, senelerden beri özel hukuk tüzel kişisi sayılan davacı Şirketin hukuki statüsü 5510 sayılı Kanuna aykırı olarak değerlendirildiği, davacı Şirketin yapısını izah etmek gerekirse, .. A.Ş’nin. .. Büyükşehir Belediyesinin şirketlerinin ortaklığında TTK hükümlerine göre kurulmuş bir toplu ulaşım işletme anonim şirketi olduğu, davalı tarafın hiçbir hukuki dayanak olmaksızın şirketi kamu gibi kabul ettiğini ifade etmek suretiyle davacıya bazı yükümlülükler yüklemeye çalıştığı, şirketin Türk ... Kanunu hükümlerine göre kurulmuş ve ... Sicilinde tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazandığı, Kamu Kurumu olarak kabul edilebilmesi için özel yasa ile kurulmuş olması gerektiği, şirketin hiçbir personelinin devlet memuru olmasının mümkün olmadığı, Türk ... Kanununa göre kurulmuş şirketlerin Devlet Personel Kanunu'na tabi olmadıkları ve kamu hukukuna tabi personel çalıştırılamayacağı, şirketlerin defter ve kayıtlarının TTK hükümlerine göre tutulduğu, herhangi bir kurumdan tasdiklenmiş bütçesi bulunmadığı, kendi karar organları ile yönetildiği, 5510 sayılı Kanunu'nun “Tanımlar” başlıklı üçüncü maddesinde 21 no.lu bendinde “Kamu İdareleri, tanımlandığı" "10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin % 50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk ... Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını, ifade eder.” denildiği, görüleceği üzere TTK’ya tabi olanların Kamu idaresi sayılamayacağı 5510 sayılı Kanunda da açıkça ifade edildiği, haksız ve hukuka aykırı olarak cevap verilmemek suretiyle 02.03.2018 tarihli 2018-577-1013 sayılı “Engelli Çalıştırılması” hakkında davalı Kuruma yapılan başvurunun 60 günlük yasal sürede cevaplanmaması sebebiyle zımnen reddedilmiş olmasının yasal dayanağı olmadığı iddiasıyla dava konusu reddedilen talep hakkında idari işlemin iptali ile davacı Şirketin teşvikten yararlanabileceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulundukları, Kurum kayıtları celp edilip incelenmesi gerektiği, Kurumun resmi bir kuruluş olduğu, yasanın emredici hükümlerinin uygulandığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun bulunduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişi raporu ile 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) fıkrası ve 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesi ile 4857 sayılı Kanun'un 30. maddesi gereğince kanunla işverene sağlanan Hazine yardımı olan indirimlerin genç ve kadın işçilerin işsizliğinin azaltılması özürlü sigortalıların topluma kazandırılması ve yatırımların istihdam odaklı arttırılması amaçlı teşvik ve özel işverene Hazine'ce sağlanan ek bir katkı olduğu, Hazine yardımının özel işverenlere yönelik bir düzenleme olduğu, sermayesinin %50‘sinden fazlası hissesi .. Büyükşehir ve bağlı şirketlere ait davacı .. Ulaşım Hizmetleri ve Mak San A.Ş.'nin ise Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğu, bu nedenle 4857 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamında teşvikten yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı .. A.Ş.’nin .. Büyükşehir Belediyesi iştiraki olsa da Türk ... Kanunu (TTK) hükümlerine göre kurulmuş, tescil edilmiş ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, dolayısıyla 5510 sayılı Kanun 3/21 bendinde yer alan kamu idareleri tanımının açıkça dışında kaldığı, şirketi kamu idaresi gibi nitelendirerek engelli istihdamı teşvikinden mahrum bırakmasının, anayasal hukuk devleti ilkesine, mülkiyet hakkına ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Danıştayın belediye şirketlerini özel hukuk tüzel kişisi kabul eden görüşleri ile .. Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin benzer statüdeki .. A.Ş. hakkında verdiği emsal kesin kararına atıfla kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4765, K. 2026/5815, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4765-e-2026-5815-k-c9d9591f0288