Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4078 E. 2025/8247 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4078
Karar No
2025/8247
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/179 E., 2024/456 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.10.2013 tarihinde ...'e ait ... ilçesi .. Mah. (.. Mah) ... Sok. No: .. bina inşaatında kalıp bağlama işini yaparken iskele ayaklarının kırılması sonucunda iş kazası geçirdiği, bu iş kazası sonucunda bileğinde büyük bir hasar meydana geldiğini, .. .. Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 05.03.2019 tarih ve ../1524 no.lu raporunda iş göremezlik oranının % 34 olup, toplamda davacının 64 oranında malul olduğu, olay hakkında .. Cumhuriyet Başsavcılığı 2013/2570 Sor. ve 2013/958 K. no.lu dosyada takipsizlik kararı verildiğini, soruşturma dosyası incelendiğinde olayın iş kazası olduğunu beyanla davacının davalı işveren nezdinde hizmet akdi gereğince çalışması sırasında 31.10.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğinin ve meydana gelen iş kazası nedeniyle tarafların kusur oranın tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 10.06.2019 tarihli Komisyon Kararı gereğince olayın iş kazası olup olmadığına dair gerekli inceleme yapılmak üzere konuya ilişkin bilgi ve belgelerin 12.06.2019 tarihli ve .. sayılı yazı ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına gönderildiğini, tespit çalışmaları devam ettiğinden işbu davada davacının başvurusunun sonucunun bekletici sorun yapılması, bu başvurusunun sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, iş kazası olayının 2013 yılında gerçekleştiği, bu nedenle işlemlerinin uzun sürdüğünü, davacının idari başvurusunun haklı görülerek dava konusu olay hakkında kendisine gelir bağlanması halinde işbu davanın konusuz kalacağını beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli kararı ile davacının iş kazası tespit talebi hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının kusur oranlarının tespiti talebinin HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, iş kazasının tespiti yönünden yargılamaya davalı Kurumun sebebiyet verdiği değerlendirilmiş, yargılama giderleri ve vekalet ücreti için davacı lehine hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek; "...Somut olayda, davacıların davalılara karşı 31.10.2013 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespiti ve kusur durumunun belirlenmesi talepli olarak açtığı davada, Mahkemece, davalılardan Kurum tarafından olay nedeniyle yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 06.01.2022 tarihli raporuyla olayın iş kazası olduğunun kabul edilmesi nedeniyle yazılı şekilde davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmiş ise de, aslen Kurumca yapılan denetim sonrasında alınan kararın tek taraflı ve sadece davalı ... bağlayıcı olduğu, diğer davalı bakımından da olayın nasıl olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi ve uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 31.10.2013 meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun ve bu iş kazasında iş veren davalı ...'in %70 kusurlu, davacı işçi ...'ın %30 kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; inşaat yapım işinin ....'a verildiğini, sorumlunun da ... olduğunu, davacının olay tarihinde ... Tarım ünvanlı işyerinde çalıştığını, davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, bilirkişi raprounun hatalı ve çelişkili olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 31.10.2013 tarihli kazanın iş kazası olduğunun ve tarafların kusur oranlarının tespiti istemine ilişkindir. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanun'un 25 ve Geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen bölge adliye mahkemeleri, 20.07.2016 tarihinde göreve başlamıştır. Bu tarihten sonra istinaf yolu, adli yargı sistemi içerisinde yerini almış olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra verilen kararlar hakkında artık istinaf yoluna başvurulabilir. 6100 sayılı HMK'nın 341 inci vd. maddelerinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar, 361 ve 362. maddelerinde de temyiz edilebilen ve temyiz edilemeyen kararlar belirlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinde de, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma yapılmadan verilecek kararlar belirtilmiş ve maddenin ilk fıkrasının “b” bendinin 2. alt bendinde; “….b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)İncelenen Mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2)Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, Kanun'un olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3)Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” hükümleri mevcuttur. Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin ikinci fıkrasına göre bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre de bölge adliye mahkemesi, peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. İnceleme konusu davada, 31.10.2013 tarihli kazanın iş kazası olduğunun ve tarafların kusur oranlarının tespitini istediği, İlk Derece Mahkemesince, davacının iş kazası tespit talebi hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının kusur oranlarının tespiti talebinin HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar bulunmadığından reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, iş kazasının tespiti yönünden yargılamaya davalı Kurumun sebebiyet verdiği değerlendirilerek yargılama giderleri ve vekalet ücreti için davacı lehine hüküm tesisi yoluna gidildiği, bu kararın temyizi sonrasında, Dairemizin 08.02.2024 tarih ve 2023/13896-2024/939 sayılı ilamı ile kararın bozulduğu, ne var ki, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği halde, bozma ilamının sonuç kısmında zuhulen dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi yazılmış olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak işin esasına girilmiş ve yazılı şekilde karar verilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde verilen 15.11.2024 tarihli kararın yok hükmünde olduğu, Dairenin bozma ilamı sonrası yargılama ve hüküm tesis etme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesine ait olacağı açık olmakla, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde verilen 15.11.2024 tarihli 2024/179 E.- 2024/456 K. sayılı kararın ortadan kaldırılarak bozma ilamı sonrasında yargılama yapmak ve bir karar vermek üzere, dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bismil 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 15.11.2024 tarihli 2024/179 - 2024/456 sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, Bozma ilamı sonrasında yargılama yapmak ve bir karar vermek üzere, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden ilgiliye iadesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4078, K. 2025/8247, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4078-e-2025-8247-k-ab382efa827f