Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4061 E. 2025/9293 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4061
Karar No
2025/9293
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2338 E., 2024/4057 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/105 E., 2024/122 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nın meslek hastalığı olduğu iddiası ile Manisa 1. İş Mahkemesinin 2020/317 Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine manevi tazminat davası açtığını, ... tarafından 17.06.2020 tarihli meslek hastalığı tespit raporu ile davalı ...'nın meslek hastalığının olduğunun ve sürekli iş göremezlik derecesinin %0 olduğunun tespit edildiğini, davalının uyulması gereken iş güvenliği kurallarına uymadığından kan değerlerinin yüksek çıktığını, davacıdaki hastalığın iş yerinden kaynaklanmadığını, dolayısıyla meslek hastalığı olmadığını beyanla, davalı ...'nın meslek hastalığının olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20.11.2014 tarihinden Eylül 2019 tarihine kadar fabrikanın plaka bölümünde malzemeci olarak çalıştığını, sağlık problemlerinin artmasından sonra çalıştığı bölümün değiştirildiğini ve formasyon bölümünde çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı bölümün kurşun riski açısından en riskli bölüm olduğunu, davacıya ait iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığını, meslek hastalığının ortaya çıkmasında işverenin kusurlu davranışlarının etkili olduğunu beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum Sağlık Kurulunun 17.06.2020 tarih ve 2204500183 sayılı kararı ile davalı ...'nın sürekli iş göremezlik derecesinin %0 olduğunun tespit edildiğini, herhangi birinin bakımına muhtaç olmadığını ve kontrol muayenesi gerekmediğinin bildirildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında yer alan kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davalı sigortalı ...’nın .. sicil numaralı davacı şirkete ait işyerinde 09.12.2014-31.01.2019 tarihleri arasında ve .. sicil numaralı davacı şirkete ait 01.02.2019-25.02.2021 tarihleri arasında çalıştığı, davalı sigortalının davacı işyerindeki çalışmaları nedeniyle oluşan arızanın mesleki olduğu iddiasıyla Kuruma başvuruda bulunduğu, Kurum Sağlık Kurulunun 17.06.2020 tarihli kararına göre davalı sigortalıdaki hematolojik hastalığının mesleki olduğu, meslekte kazanma gücü kaybı oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) ise %0 olduğu ve kontrol muayenesi gerekmediği, davalı sigortalının sürekli iş göremezlik derecesine itirazı üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 19.08.2020 tarihli kararına göre davalı sigortalıdaki arızanın mesleki olduğu, meslekte kazanma gücü kaybı oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) ise %0 olduğu ve kontrol muayenesi gerekmediği, bu kez davacı işverenin itirazı üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 06.03.2023 tarihli kararına göre davalı sigortalıdaki osteoporoz hastalığının (mesleki kurşun kalımına ikincil olduğu) mesleki olduğu, düzeltme kaydıyla meslekte kazanma gücü kaybı oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) ise %27,0 olduğu ve kontrol muayenesi gerekmediği , yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 10.02.2023 tarihli raporuna göre; davalı sigortalıda tespit edilen kurşun, antimon ve manganez etkilenmesinin kişinin işyerindeki maruziyetleri göz önünde bulundurulduğunda mesleki olduğu, ancak meslek hastalığının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olduğu, ... Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesinin 03.05.2018 tarihli raporuna istinaden meslek hastalığı başlangıç tarihinin 03.05.2018 olduğu, sigortalıda tespit edilen anemi ve osteoporoz hastalıkları ile kurşun maruziyeti arasında illiyet bağı kurulamadığı tespit edilmiş, çelişki üzerine alınan Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 21.12.2023 tarihli raporuna göre; davalı sigortalıda tespit edilen kurşun, antimon ve manganez etkilenmesinin kişinin işyerindeki maruziyetleri göz önünde bulundurulduğunda mesleki olduğu ancak meslek hastalığının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olduğu, ... Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesinin 03.05.2018 tarihli raporuna istinaden meslek hastalığı başlangıç tarihinin 03.05.2018 olduğu, sigortalıda tespit edilen anemi ve osteoporoz hastalıkları ile kurşun maruziyeti arasında illiyet bağı kurulamadığı tespit edilmiş olup sonuç olarak; alınan Adli Tıp Kurumu raporları dikkate alındığında, davalı sigortalıda meydana gelen arıza ile davacı şirkete ait işyerindeki çalışması arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı sigortalıdaki bu arızanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının ise eldeki davanın konusunu oluşturmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesinde ve yukarıda ayrıntılarına yer verilen Yargıtay içtihatlarında belirtilen prosedüre uygun olarak davalı sigortalının, davacı işyerindeki çalışması nedeniyle meydana gelen kurşun, antimon ve manganez etkilenmesinin 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesi kapsamında meslek hastalığı olduğu, bu hali ile davacı işverenin, sigortalıdaki arızanın meslek hastalığı olmadığı iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Manisa 3. İş Mahkemesince verilen 02.04.2024 tarih, 2021/105 Esas ve 2024/122 Karar sayılı ilâmına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;davalı ...'nın çalıştığı pozisyonun plaka bölümünde kurşuna maruz kalma riski bakımından oldukça güvenli noktalardan biri olduğunu, Eylül 2019'da sulama bölümünde görevlendirildiğini, davalının üretimde çalışmaması nedeni ile kimyasala maruz kalmadığını, davalının uyulması gereken iş güvenliği ve hijyen kurallarına uymamasından dolayı kanındaki kurşun oranının yüksek çıktığını, müvekkili şirkete ait fabrikada 770 personelin çalıştığını ve meslek hastalığına yakalanan personelin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meslek hastalığı olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371.maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4061, K. 2025/9293, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4061-e-2025-9293-k-60e76aa9894e