Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19477 E. 2026/3727 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19477
Karar No
2026/3727
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1023 E., 2025/1670 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale İş Mahkemesi SAYISI : 2024/11 E., 2025/87 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kapatılan dava dışı alt işveren .. Teknik Hiz. San. ve Tic. A.Ş. ve asıl işvereni ise dava dışı .. .. .. Seramik San. A.Ş. .. Şubesi işyerinde 15.06.1999-31.08.1999 tarihleri arasında çalıştığını, fakat bu çalışmasının Kurum kayıtlarında bildirilmediğini, 25.12.2023 tarihli dilekçe ile Kuruma ilk giriş tarihinin sisteme girilmesini ve sigortalılık süresi ve hizmetleri ile işe giriş çıkış bildirgelerinin talep edildiğini, davalı Kurumun 26.12.2023 tarihli cevabında davacının ilk işe girişinin 19 99... .10.2000 yılında olduğunun bildirildiğini, davacının dava dışı alt işveren ... Teknik Hiz. San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı alt işverende 15.06.2000-31.08.2000 tarihleri arasında ilk defa ... girişi Kuruma bildirildiğini, e-devlet üzerinden bakıldığında davacının 01.10.2000-01.11.2000 tarihleri arasında dava dışı kapatılan işveren .. Teknik Hiz. San. ve Tic. A.Ş.'de 5 gün sigortalı gösterildiğini, 30 gün yerine 5 gün sigortalı gösterilmesine dayanak belgelerin Kurum kayıtlarında bulunmadığını, davacının 1999 yılında 16 yaşında olduğunu, 08.09.1999 öncesi çalışmalarının 18 yaşından küçük olması nedeniyle çalışma sürelerinin kabul edileceğinin ifade edildiğini, davacının sigortalılığının başlangıcının 15.06.1999 olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davasının kamu düzenini ilgilendirdiğini, dava konusu olayda olduğu üzere bilgi ve belgelere dayanmaksızın salt yetersiz soyut tanık anlatımlarına dayandırılması nedeniyle huzurdaki davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, 10.01.1983 doğumlu olan davacının 18 yaşını 10.01.2001 tarihinde doldurduğu, davacının sigorta kayıtları incelendiğinde, ... sicil no.lu ... Teknik Hiz. San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinde 01.10.2000 tarihinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin işveren tarafından ...'ya verildiği ve Kurum tarafından 27.09.2000 tarih ve .. sayı ile işleme alındığı, söz konusu işe giriş bildirgesinin davacının çalışma iddiasından öncesine ait olduğu, ... tarafından verilen 02.02.2024 tarihli yazı cevabında, .. Teknik Hiz. San. ve Tic. A.Ş. ile ilgili Kurumca yapılan herhangi bir durum tespit raporuna, şikayet talebiyle denetim istemine rastlanmadığı, davacının hizmet cetveli döküm özetinde sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.2000 tarihi olarak görüldüğü, dolayısıyla 01.10.2000 tarihinden önce davalı işyerinden herhangi bir sigorta kaydının bulunmadığı, bu tarih öncesinin bildirim dışı kaldığı, davacının davalı işyerinden, davalı Kuruma 01.10.2000-01.11.2000 tarihleri arasında hizmet bildirimlerinin bulunduğu ve davanın 13.01.2024 tarihinde açıldığı, davacının davalı işyerinden Kuruma bildirimlerinin 01.11.2000 tarihinde sona ermesi karşısında, uyuşmazlık konusu olan talebinin de hak düşürücü süreye uğradığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi hukuka uygundur. Bu nedenle, aksi yöndeki istinaf gerekçesi yerinde görülmemiş, sonuç olarak; dosya kapsamına ve yukarıda belirtilen ölçütlere göre yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın konusunun belirli tarihler arasındaki blok çalışmalarının tespiti yani "Hizmet Tespit Davası" olmayıp, müvekkilinin işe giriş tarihi olan 15.06.1999 tarihinde 1 gün süre ile iş sözleşmesine tabi çalışması nedeniyle, "1 Günlük İşe Giriş Tarihinin Tespiti Davası" olduğunu, sigortalılığının 506 sayılı Kanun'un mülga 1 08... sayılı Kanun'un 38. maddeleri gereği, sigortalılık süresi başlangıcının 15.06.1999 olduğunun tespitine yönelik olduğunu, dava dışı .. Teknik Hiz. San. ve Tic. A.Ş. tarafından müvekkilin dört aylık sigorta primlerinin 01.10.2000 tarihinde verilmiş olduğundan sigortalının iş yerinde geçen çalışması (bir gün dahi olsa) Kuruma bildirildiğinden, Kurumun bu çalışmadan haberdar olduğu kabul edilerek hak düşürücü sürenin geçmeyeceğine karar verilmesi gerektiğini, tanık beyanlarının davalarını haklı kıldığını, tanık anlatımlarına itibar edilmemesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık davacının sigortalılık başlangıcına esas olmak üzere 15.06.1999 tarihinde çalıştığının tespiti talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19477, K. 2026/3727, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19477-e-2026-3727-k-ff797f531902