Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19243 E. 2026/5940 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/19243
- Karar No
- 2026/5940
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4274 E., 2025/3100 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/483 E., 2024/359 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu ettikleri 1998-01.05.2005 tarihleri arasını kapsayan dönemde .. ili, .. ilçesi .. mahallesinde incir, zeytin, zeytinyağı ve kestane yetiştiriciliği yapmak sureti ile tek geçim kaynağı olarak çiftçilik ile iştigal etmiş olup, bu dönemde yetiştirdiği ürünleri .. .. - .. .. ve .. Koll. Şti., Has Gıda Tarım İnşaat San. Tic. Ltd. Şti., Hisar Tarım ve Hayvancılık Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. .., .. Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti., Çelik Yerli Ürünler Ticareti - .. .., .. Yağ San. Tic. Ltd. Şti. isimli firmalara sattığını, satın aldıkları ürün bedellerinden %1 oranında Bağ-Kur kesintisi yapılarak davalı Kuruma intikal ettirildiğini beyanla davacının kendi nam ve hesabına üreterek sattığı tarım ürünleri bedelleri üzerinden 1998 yılından itibaren yapılan %1 oranındaki tarım Bağ-Kur prim kesintisinin davalı Kurum hesaplarına intikal tarihini izleyen aybaşından, 17.04.2023 tarihine kadar olan dönem için 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının dosyasının ve Kurum kayıtlarının tetkikinde; dava dilekçesinde ismi geçen şirketlerin bildirim listelerinde davacının ismine rastlanmadığını, Kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksini kanıt aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen dönem yönünden tarımsal faaliyetin varlığına ve ürün satışına dair müstahsil makbuzu, prim tevkifatı ve benzeri belge sunulamadığı ve Mahkemece yapılan araştırma ile de tespit edilemediği, Kurum kayıtlarına intikal eden bir kesintiye de rastlanılmadığı görülmekle tarımsal faaliyetin varlığı davacı tarafça ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Aydın 2. İş Mahkemesince verilen 18.07.2024 tarih, 2023/483 Esas ve 2024/359 Karar sayılı karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının zirai ürün sattığı tüccar ve şirketlerin davalı Kuruma teslim ettiği prim tevkifat listelerine delil olarak dayanıldığını ve bu listelerin davalı Kurumdan celbini talep ettiklerini, ancak celbedilmediğini, ayrıca Mahkemece tayin edilecek bir bilirkişiye Kurumda yerinde tevkifat listeleri üzerinde bir inceleme yaptırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, savunma hakkının kısıtlandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ...'nun 2926 sayılı Kanun'a tâbi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve tesciline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.