Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18015 E. 2026/5066 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18015
Karar No
2026/5066
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1660 E., 2025/2161 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/441 E., 2025/110 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.02.2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 25.04.2015-15.11.2017 tarihleri arası ve 15.02.2018-20.08.2019 tarihleri arasında davalı şirkette ustabaşı olarak bir fiil sigortalı olarak çalıştığını ancak sigorta primlerinin davalı işveren tarafından yatırılmadığını bu nedenle davacının maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olduğunu bu nedenle davacının 25.04.2015-15.11.2017 tarihleri arası ve 15.02.2018-20.08.2019 tarihleri arasındaki çalışmalarının kesintisiz olarak çalıştığının, hizmetlerinin tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına ve yargı giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının 25.05.2015-15.11.2017 tarihleri ve 15.02.2018-20.08.2019 tarihleri arasında şirketlerinde çalışmadığını, ... kayıtlarında da görüleceği üzere davacının fiilen herhangi bir çalışması bulunmamakla birlikte davalı şirketin 31.08.2017 tarihinde mükellefiyet kaydı .. Vergi Dairesi tarafından terk edildiğini, şirketin tamamen kapalı olduğunu belirterek davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir. ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacıya ait davalı şirkette herhangi bir işe giriş bildirgesi ve hizmetinin olmadığını, çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğini ya da Kurumca tespit edilip edilmediğini, hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda işyerinin gerçektin var olup olmadığını, çalışma iddiasının gerçeği uygunluğu araştırılmalı, işyeri kayıtları celbolunarak çalıştığı iddia edilen dönemlerde kanuni defterlerde böyle bir işçilik bildiriminin, ücret ödemesinin yapılıp yapılmadığının, işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı gibi görevlileri ile o işyerinde çalışan diğer kişilerin ve komşu işyerlerinde çalışanların dinlenerek böyle bir fiili olup olmadığı hususları ile çalışma sürelerinin araştırılmasını, Kurumun yasal hasım olduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Temyiz eden davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 25.04.2015-15.11.20 17... .02.2018-20.08.2019 tarihleri arasında fırın ustası/ustabaşı olarak kesintisiz çalıştığını, ancak bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, hizmet tespitine ilişkin davaların kamu düzeninden olduğunu ve mahkemece resen araştırma ilkesinin uygulanması gerektiğini, dosyada dinlenen davacı tanıkları ile bordro tanığının beyanlarının müvekkilinin iddia edilen dönemlerdeki eylemli çalışmasını açıkça doğruladığını, Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca yazılı belge bulunmasa dahi inandırıcı tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesinin mümkün olduğunu ve şüpheye düşülen durumlarda sigortalı lehine yorum yapılması gerektiğini ileri sürerek; istinaf başvurusunun esastan reddine dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının bozulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 25.04.2015-15.11.20 17... .02.2018-20.08.2019 tarihleri arasında davalı şirkette ustabaşı olarak çalıştığı iddiasıyla açılan hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18015, K. 2026/5066, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18015-e-2026-5066-k-2f0d1152c6a2