Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17446 E. 2026/3945 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17446
Karar No
2026/3945
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1239 E., 2025/1769 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/125 E., 2024/69 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 15.02.1999 tarihinde Kuruma dilekçe vererek isteğe bağlı sigortalı olmak için talepte bulunduğunu ve sigortalılığının başlatıldığını, davacının 06.05.2004’e kadar isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığından faydalandığını, fakat hizmet cetvelinde hizmetlerin görülmemesi üzerine Kuruma başvuru yapıldığını, Kurumun cevaben 26.11.1999 tarihinde kapanış dilekçesi verildiği ve sigortalı sayılamayacağını bildirdiğini, 1479 sayılı Kanun'un 79. maddesi ile isteğe bağlı sigortalılık hakkı tanındığını, bu hakkı kullananlara zorunlu sigortalılara sağlanan uzun devreli sigorta yardımlarından ayrımsız bir şekilde yararlanma olanağı tanındığını, sosyal güvenlik hakkından vazgeçilemeyeceğini ve devir edilemeyeceğini ileri sürerek, aksi Kurum işleminin iptali ile davacının 15.02.1999-26.11.1999 arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi halde 15.02.1999-06.05.2004 arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 15.02.1999 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olarak kayıt ve tescil talebine istinaden girişinin yapıldığını, ancak 26.11.1999 itibariyle yine kendi dilekçesine istinaden aynı tarihte sigortalılığının durdurulduğunu, bu tarih itibariyle Kuruma 130.258.448 TL borcu olduğunu, ancak ödeme yapmadığını, Kanun'un 79. maddesi gereği borcu olması ve ödeme yapmadığından sigortalılığının başladığı tarih itibariyle son bulduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 15.02.1999 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olmak için talepte bulunduğu ve 26.11.1999 tarihinde ise bu sigortalılığını sona erdirdiği, isteğe bağlı sigortalılığın prim borcu bulunması halinde durması yönünden yapılan ilk düzenleme üç ay üst üste prim borcu olanların sigortalılığının ödenen primlerin karşıladığı son ay itibariyle durdurulması düzenlemesinin 619 sayılı KHK ile geldiği, bu KHK’nin iptali sonrası 4692 sayılı Kanun ile 03.07.2001 tarihinde yeniden düzenleme yapıldığı, bu yasa ile sigortalılara son bir defa şans verilerek prim borçlarını 31.12.2001 tarihine kadar ödemeleri halinde isteğe bağlı sigortalılığın geçerli sayılması imkanı verildiği, davacının, Kuruma yaptığı ilk ödemenin Yasa'nın belirttiği tarihten çok sonra 31.07.2012 tarihinde olduğu, bu ödemenin de 29.06.2012-15.08.2012 arası zorunlu sigortalılığına ilişkin olduğu, buna göre davacının 15.02.1999-26.11.1999 arasına dair isteğe bağlı sigortalılığı için herhangi bir prim ödemesinin bulunmadığı, 4692 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ve 1479 sayılı Kanun'un 79. maddesi gereği tescil tarihi itibariyle sigortalılığını sona erdirdiği, Kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, sosyal güvenlik hakkından feragat dahi edilemeyeceğini, davanın kabulü gerekirken haksız ve hukuka aykırı şekilde reddinin kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17446, K. 2026/3945, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17446-e-2026-3945-k-0214d825a175