Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17829 E. 2026/4327 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17829
- Karar No
- 2026/4327
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/356 E., 2025/180 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı, davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum, 22.10.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının haksahiplerine bağlanan gelirden oluşan kurum zararının tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili davaya konu trafik kazasının kazaya sebebiyet veren kişinin kastı ile meydana gelmiş olduğundan 5510 sayılı Kanun'un 39. maddesi hükmüne göre ...'nın rücu hakkı kapması dışında gerçekleştiğini, davanın bu nedenle reddinin gerekeceğini, davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir.
2.Davalı ... vekili, 24.02.2014 tarihli bilirkişi kurulu raporunda müvekkilinin kazanın oluşumunda % 25 kusuru olduğunun belirtildiğini, bu orana göre müvekkilinin ölenin hak sahiplerine ödenecek toplam 91.466,91 TL peşin sermaye değerinin % 25'i olan 22.866,00 TL'den sorumlu tutulması düşünülürse davacı vekilinin talep ettiği 45.733,00 TL bedelin müvekkilinin sorumlu tutulabileceği bedelin üstünde olduğunu, haksız ve yersiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 02.12.2020 tarihi ilamı ile davanın kısmen kabul kısmen rreddine dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 02.12.2020 tarihli kararının süresi içinde, davacı Kurum ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "... Eldeki davada, işverenin müteselsilen sorumlu olacağı tutar, 1. fıkra gereğince kendi kusur payı gözetilerek sorumlu tutulacağı miktarın (gelirin ilk peşin sermaye değeri X işverenin kusur oranı), üçüncü kişinin 4. fıkraya göre sorumlu olacağı tutar (gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı X üçüncü kişinin kusur oranı) ile toplamı kadar olması gerekirken, bu hesaplama yoluna gidilmemesi hatalı bulunmuştur. Diğer taraftan üçüncü kişi konumundaki kusurlu diğer davalı ... yönünden sorumluluğun belirlenmesinde ise; 21/4. madde çerçevesinde, sigortalıya bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısına, tüm davalıların kusurları toplamı oranının uygulanması gerekmektedir. ... "şeklindeki gerekçesi ile kararın bozulmasına dair karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Seltek şirketi ve davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, taleplerinde haksız olan davacının davasının reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı ... ve davalı Karaylları 7. Bölge Müdürlüğü vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.