Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8749 E. 2026/466 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8749
- Karar No
- 2026/466
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/115 Esas, 2025/57 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait dava konusu ...... ili, ........ ilçesi, Anadolu ....... Mahallesi 37... parsel (yenileme ile ........ Mahallesi 27 60... parsel) sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.2016 tarihli ve 2013/446 Esas, 2016/357 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 30.06.2016 tarihli ve 2013/446 Esas, 2016/357 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken bilirkişi raporlarında bu yönteme uyulmadan değer biçildiğinden raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacılar dava konusu taşınmazda paydaş olup davalı idarece taşınmazda özel parselasyon yapıldığı ve buna göre davacının kullandığı yere el atılmadığı ileri sürüldüğünden ve dosya içindeki halihazır haritaya göre de taşınmazda yapılaşmanın tamamlanmış olduğu da gözetilerek bu hususta ilgili Tapu Müdürlüğüne müzekkere ile özel parselasyon yapılıp yapılmadığı ve taraflardan delilleri de sorularak, mahallinde yapılacak keşifte tapudaki diğer hissedarlar ve gerekirse başka tanıklar da dinlenilmek suretiyle taşınmaz malın paydaşlar arasında fiilen taksim edilip edilmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de davalı idarece taşınmaza kısmen el atıldığı halde taşınmazın tamamında davacı paylarının iptaline karar verilmesi, dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı anlaşıldığından maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği hâlde, Hazineye irat kaydına karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmaza değer biçilmesine ilişkin bozma kararında belirtilen esaslara uyulmadığını, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dosyaya sundukları emsallerin ve değerleme raporlarının dikkate alınmadığını, aynı bölgedeki el atma davalarında daha yüksek bedel üzerinden hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
2. Davacı ... Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.
3. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini, müvekkili idare tarafından taşınmaza fiili veya hukuki olarak el atılmadığını, bu nedenle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların el atma tarihinden sonra taşınmazda malik oldukları, taşınmazı edindikleri tarihte yolların mevcut olduğunu ve herhangi bir hak kaybına uğramadıklarından davanın reddi gerektiğini, el atmanın gerçekleştiği tarihte müvekkili idare henüz kurulmadığı için sorumlu tutulamayacağını, dava konusu taşınmaz üzerindeki yol ana arter niteliğinde olup sorumluluğun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.