Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16419 E. 2026/3504 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16419
Karar No
2026/3504
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/33 E., 2025/1772 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş İş Mahkemesi SAYISI : 2022/239 E., 2024/410 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı vekili ve Fer'i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Muş ... Müdürlüğünde 01.10.1996-24.04.2008 tarihleri arasında kesintisiz olarak sigortalı çalışmasına ve kamu kurumu olmasına rağmen sigorta primlerini eksik yatırdığını, işe giriş bildirgesi verildiğini, ancak akabinde çıkış yapılıp tekrar girişi ve çıkışı yapılmak suretiyle birden fazla kere giriş ve çıkış yapıldığını, davada hak düşümü süresinin söz konusu olmadığını ileri sürerek işe giriş tarihinden çıkış tarihine kadar kesintisiz olarak hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreye maruz kaldığını, davacının emekli olduğunu ve emekli maaşı aldığını, emekliliğe etkisi olan bu davayı açmada hukuki yararı olmadığını, husumet itirazının olduğunu, davacının davalının sürekli işçisi olmadığını, ... müdürlüğünde davacının hizmetine ihtiyaç duyulduğunda davacıyla iletişime geçip o işin tahmini süresi kadar hizmet sözleşmesi imzalandığını ve ücretinin ödendiğini, ... Müdürlüğünün bir kamu kurumu

olduğunu, kamu kurumlarında daimi iş, işlem ve eylemlerin memurlar ve hizmetliler eliyle yürütüldüğünü, davacının çalıştırıldığı süre boyunca bildirimlerinin ve primlerinin eksiksiz olarak yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta sicil dosyasına bakıldığında 2006 yılından 2014 yılına kadar ara ara davalı işyerinde çalıştığını, hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde eylemli veya gerçek biçimde çalıştığının varlığı saptanmadıkça sigortalı sayılmayacağını, açılan davada kurumun fer'i müdahil kabul edilmesi, hasım olmaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile, Davacının 01.12.2004- 24.04.2008 tarihleri arasında, davalı ...'na bağlı Muş ... Müdürlüğü'ne ait... sicil sayılı işyerinde kuruma bildirilen süreler dışında toplam 194 gün daha hizmet akdine dayalı çalışması bulunduğunun tespitine, kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, "karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalı ve fer'i müdahil vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı İçişler Bakanlığı temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, davanın hak düşürücü süreye/zamanaşımına maruz kaldığını, kamu kurumu olan iş yerindeki çalışma yönünden kayıtların dikkate alınması gerektiğini, salt tanık beyanlarına dayanarak karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının sürekli bir işçi olmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği birimlerde kısmi süreli olarak ihtiyaç kapsamında ve ihtiyaç döneminde çalıştırıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer’i müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesintili çalışma ve hak düşürücü süreye ilişkin olarak yapılan itirazlar değerlendirilmeksizin hüküm tesis edildiğini, davacının ihtiyaç halinde çalıştığını, kaldırma kararı sonrası dinlenen tanık beyanlarının davacının çalışmasını ispat edemediğini, salt tanık beyanlarına dayanarak karar verildiğini, tanıkların bir çoğunun davalı işveenliğe karşı davası olduğunu, kamu kurumu olan iş yerinde sigortasız işçi çalıştırılamayacağını, dosya kapsamında bulunan raporların birbiri ile çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16419, K. 2026/3504, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-16419-e-2026-3504-k-db0256f095d1