Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16418 E. 2026/3503 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16418
Karar No
2026/3503
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/29 E., 2025/1770 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş İş Mahkemesi SAYISI : 2022/225 E., 2024/411 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Bakanlık vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Muş ... Müdürlüğünde 01.06.1994 tarihinde sigortalı olarak işe başladığını, davalı nezdinde kesintisiz olarak 24.04.2008 tarihine kadar çalışmasına rağmen ve kamu kurumu olmasına rağmen sigorta primlerini eksik yatırdığını, usul ve yasaya aykırı olarak sürekli giriş çıkış yapıldığını belirterek, belirtilen tarihler aralığında hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, davanın haksız ve yersiz açıldığını reddi gerektiğini, Muş ... Müdürlüğünün Bakanlıktan ayrı ve müstakil bütçesi olduğu gibi dava ve taraf ehliyeti olduğunu, bu sebeple husumet itirazının olduğunu, davanın İçişleri Bakanlığına yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 15.09.19 92... .04.2008 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışmadığını, ... Müdürlüğünün dönem dönem davacının çalışmasına başvurduğunu ve ücretini ödediğini, davacının bu durumu bilmesine rağmen haksız ve mesnetsiz olarak dava açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1994 yılından 2008 yılına kadar ara ara çalışmalarının olduğunu ve bu çalışmalarının müvekkili Kuruma bildirildiğini, dolayısıyla müvekkil Kurumun sorumluluğunun olmadığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, 506 sayılı Kanun'un 2 maddesi gereğince eylemli çalışmanın yapıldığının kanıtlanması bakımından çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanıp dayanmadığının iş görme ediminin fiilen yerine getirip getirilmediğinin tespiti gerektiğini, işyeri ve Kurum kayıtları ile işveren beyanları ve bu husustaki Yargıtay içtihatları gereğince yapılacak inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile davacının 01.06.1996-24.04.2008 tarihleri arasında, davalı ... Bakanlığına bağlı Muş ... Müdürlüğüne ait ...sicil sayılı iş yerinde Kuruma bildirilen süreler dışında toplam 1921 gün daha hizmet akdine dayalı çalışması bulunduğunun tespitine, Kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Bakanlık vekili ve fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı İçişler Bakanlığı temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, davanın hak düşürücü süreye/zamanaşımına maruz kaldığını, kamu kurumu olan iş yerindeki çalışma yönünden kayıtların dikkate alınması gerektiğini, salt tanık beyanlarına dayanarak karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının sürekli bir işçi olmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği birimlerde kısmi süreli olarak ihtiyaç kapsamında ve ihtiyaç döneminde çalıştırıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer’i müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesintili çalışma ve hak düşürücü süreye ilişkin olarak yapılan itirazlar değerlendirilmeksizin hüküm tesis edildiğini, davacının ihtiyaç halinde çalıştığını, kaldırma kararı sonrası dinlenen tanık beyanlarının davacının çalışmasını ispat edemediğini, salt tanık beyanlarına dayanarak karar verildiğini, tanıkların bir çoğunun davalı işverenliğe karşı davası olduğunu, kamu kurumu olan iş yerinde sigortasız işçi çalıştırılamayacağını, dosya kapsamında bulunan raporların birbiri ile çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Bakanlık ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16418, K. 2026/3503, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-16418-e-2026-3503-k-670413896fb3