Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16242 E. 2026/4621 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16242
- Karar No
- 2026/4621
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/19 E., 2025/306 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiş iş bu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.04.2012 tarihinde davalı işyerinde vinç, yük asansörü ve ilgili tesis operatörü olarak çalışmaya başladığını, davacının 28.04.2013 günü saat 04:00 sıralarında havuz kısmında yer alan 6 adet vinçten 2 no.lu vincin merdiven boşluğundan düşerek yaralandığını ve iş kazası sonucu malul kaldığını, olayın davalı işveren tarafından gereken iş güvenliği malzemesinin verilmemesinden kaynaklandığını, olaydan işverenin %100 kusurlu olduğunu, en son maluliyet durumunun %80 olarak belirlendiğini beyanla bakiye ve talep hakları saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminat ile 150,000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davacının 09.04.2012-24.11.2015 tarihleri arasında .. Operatörü olarak çalıştığını, en son aylık brüt maaşının 1.674,00 TL olduğunu, 28.04.2013 tarihinde saat 04:00'te davacının vince çıkarken merdivenlerden düşmesi nedeniyle iş kazası meydana geldiğini, kaza sonrası davacıya ilk yardım müdahalelerinin yapıldığını ve en yakın hastaneye sevkinin sağlandığını, aileye 120.292,00 TL yardım ve 213.446,00 TL tedavi giderleri yardımı yapıldığını, kazanın davacının kendi dikkatsizliği ve yükümlülüklerine aykırı davranışı neticesinde meydana geldiğini, iş kazasının meydana gelmesinde davalı şirketin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.07.2019 tarihli ve 2016/378., 2019/221 K. sayılı kararı ile "..1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 606.553,94 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine." karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz 12.11.2024 tarihli ve 2023/6797 E., 2024/10849 K. sayılı kararı ile; “…Davalı işveren tarafından yargılama sırasında bir kısım ödemeler yapıldığı ve yapılan bu ödemelere ilişkin banka dekontlarında açıklamaların yer aldığı ancak Mahkemece işveren tarafından yapılan bu ödemelerin hangilerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi kapsamında “ifa amacını taşıyan ödemeler” olduğu tespit edilmeden maddi tazminat alacağına hükmedilmiştir. O halde Mahkemece yapılacak iş, kaza tarihinden sonra işveren tarafından yapılan bir kısım ödemelerin Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi kapsamında hangilerinin ifaya yönelik yapılan ödemeler olduğu tespit edilerek hükmolunacak maddi tazminat alacağından tenzil etmek suretiyle sonuca göre infaza elverişli şekilde karar vermekten ibarettir. ..” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemenin 30.07.2025 Tarihli Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında; "..1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile - 375.274,92 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile - 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, .." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafında yapılan ödemelerin yardım ve tedavi amaçlı ödemler olduğunu, mahkemece aksi kabul edilecekse dahi tazminata mahsuben yapılan ödemelerin sadece kabul edileceği, ayrıca bilirkişi raporuna itiraz ve temyiz aşamalarında değişecek güncel ücrete göre hesaplama yapılması gerektiği de belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Dairemizce davalı işveren tarafından yargılama sırasında bir kısım ödemeler yapıldığı ve yapılan bu ödemelere ilişkin banka dekontlarında açıklamaların yer aldığı ancak mahkemece işveren tarafından yapılan bu ödemelerin hangilerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi kapsamında “ifa amacını taşıyan ödemeler” olduğu tespit edilerek karar verilmesi yönünden bozma kararı verildiği ancak Mahkemece davalı tarafça yapılan ödemelerin hangilerinin tazminata mahsuben yapıldığı tespit edilmeden tamamının mahsup edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece yapılacak iş, davalının iş kazasına mahsuben yaptığı son ödemeler mahsup edilecek ödemeler niteliğinde olup önceki ödemelerin yardım niteliğinde olduğu kabul edilmeli, bu husus dikkate alındığında davacının temyiz dilekçesinde ücret artış haklarının saklı tutulduğu dikkate alınarak, yapılan ödemelerin hesap edilen tazminatın ödeme tarihindeki zararın ne kadarını karşıladığı denkleştirme yöntemi ile mahsubu yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozma sebebine göre temyiz eden diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı, Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır . VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 3. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.