Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14573 E. 2026/4298 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14573
Karar No
2026/4298
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1497 E., 2025/1677 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/302 E., 2024/427 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.11.2020 tarih ve 2020 - 73270-88 sayılı Denetmen Raporuna istinaden müvekkilinin .. sicil numaralı .. . Mlz. İml. İnş. Trz. Nak. İth. İhrc. Taş. Oto Yedek Parça Tem. Gıd. Hay. Et ve Süt Ürn. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işverenlik bünyesindeki çalışmasının fiili olmadığı ileri sürülerek prim iptalinin sonucunda yaşlılık aylığının 02.07.2021 tarihi itibari ile durdurulduğunu ve borç bildirimlerinin gönderildiğini, Kurum işleminin hukuki olmadığını, borç hesabı yapılırken yüksek miktarda tahakkuk ettirildiğini ve faizinin de oldukça yüksek hesaplandığını ileri sürerek Kurum işleminin iptaline ve yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, davacının, 29.12.2007- 01.06.2008 tarihleri arasında .. numaralı .. .. Tic. Ltd. Şti. iş yerindeki 154 günlük hizmetinin denetmen raporuna istinaden çalışmalarının fiili olmaması nedeniyle iptal edildiğini, son 7 yıldaki 4-a prim gününün 1130 güne düşmesi nedeniyle yaşlılık aylığı hakkını kaybettiğini, 01.02.2017-18.07.2021 tarihleri arasında ödenen 88.078,53 TL yaşlılık aylığı ile 7100 TL ... ikramiyesi için borç kaydı oluşturulduğunu, söz konusu yersiz ödemenin 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi gereğince takibi ve tahsili için işlemlerin yürütüldüğünü, Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, dolayısıyla açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile emniyet birimlerince yapılan çevresel araştırmalar, davacının iş yerinde çalıştığı gösterir puantaj kaydı, kargo teslim alındığına ilişkin belge vs. sunulmamış olması dikkate alındığında, davacının çalışmalarının fiili çalışma olmadığı sonucuna ulaşıldığı; davacı vekili borç hesabı yapılırken yüksek miktarda borç tahakkuk ettirildiğini ve faizinin de oldukça yüksek hesaplandığını ileri sürmüş ise de bilirkişi ek raporundan, Kurumca yapılan hesaplamada bir hata bulunmadığının anlaşıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İncelemeye konu iş yerinde 2007/12 sonrası tahsil edilen KDV'ye yer verilmediği, davacının da içinde bulunduğu 17 kişinin fiili çalışmasının olmadığı değerlendirmesinde bulunulduğu, çevrede yapılan kolluk araştırmasına göre 2007-2009 arası dava dışı şirketin faaliyetine ilişkin tespit yapılamadığı, ilgili adreste uzun yıllardır kafe işletildiği, vergi kayıtlarına göre 01.08.1998 tarihinin faaliyet başlangıcı, 12/2009 tarihinde ise re'sen terk işlemi yapıldığı, kanun kapsamına 01.06.1998 tarihinde alındığı, fiili çalışma olgusunu ispata yönelik, belge, puantaj, teslimat belgesi vs. gibi somut delil bulunmadığı, bordro tanıklarının da hizmetlerinin iptal edilmiş olup zaten davacıyı tanımadıkları, davacı tanıklarının beyanlarının davacı aktarımı ile duyuma dayalı olup hükmün dosyadaki yazılara, Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Davacı tanıklarının, davacının .. .. Ltd. Şti. iş yerinde fiili çalışmasının olduğunu beyan etmiş olduklarını, ancak Mahkemece söz konusu beyanların dikkate alınmadığını, yalnızca bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, Yüksek Mahkeme içtihatları gereği çalışma olgusunun daha titiz ve dikkatli araştırılması gerektiğini, 2.Müvekkilinin iş yerinde fiili çalışması olmasına rağmen hem yaşlılık aylığı durdurulmuş hem de yüklü miktarda borç tahakkuk ettirilmiş olduğunu, 3.Mahkemece müvekkiline gönderilen bildirim belgelerinin içeriğine hiç değinilmediğini, bu hususta inceleme yapılmadığını,borç hesabı yönüyle ve işlemin hukuka uygun olup olmadığı yönüyle hiçbir inceleme yapılmamış olduğundan Mahkeme kararının eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptaline ve yaşlılık aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının devamı, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesi ve tahakkuk ettirilen borçtan sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14573, K. 2026/4298, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14573-e-2026-4298-k-b80ffc580047