Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13427 E. 2025/16652 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13427
Karar No
2025/16652
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI : 2023/270 E., 2024/250 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... sigorta sicil numarası ve 1...3 Bağ-Kur numarası ile işlem gördüğünü, davacının 1980 yılından itibaren emeklilik talebinde bulunduğu, 11.05.2012 tarihine kadar geçimini 4/a sigortalısı olarak sürdürdüğünü, eşinin işlettiği kuruyemiş dükkanında kendi rızası olmadan Ltd. Şti. ortağı yapıldığını, fakat 4/a sigortalılığına hiç ara vermediğini, kuruyemiş dükkanının 2-3 yıl kadar faaliyette kaldığını, 2006 yılında kapandığını, 4/a sigortalılığının 4/b sigortalılığından önce olup geçimini 4/a sigortalısı olarak sağladığını, şirket ortaklığının kağıt üzerinde kaldığını, 11.05.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 01.06.2012 tarihinden itibaren emekli aylıklarının bağlanması gerekliğinin tespiti ile birikmiş aylıklarının hak ediliş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini gerektiğinin tespiti ile aksi yönde kurumun 24.05.20 12... 68 sayılı kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının ne istediğinin açıkca belli olmadığını, davanın yetkisiz yer Mahkemede açıldığını, davacıya ait sicil dosyasının Kocaeli SGK İl Müdürlüğünde olduğunu, davanın Kocaeli İş Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, 6552 sayılı Kanun gereğince davanın açılmadan önce Kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli kararı ile açılan davanın reddi ile davacının 01.06.2012 tarihinden önce yaşlılık aylığı bağlanmasına ve bu tarihten itibaren birikmiş aylıkların davacıya ödenmesinin tespitine dair talebi ile Kurum tarafından 24.05.2012 tarihli 8815688 sayılı kararın iptaline dair taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli kararı ile Bakırköy 1. İş Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli, 2016/484 Esas- 2021/14 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; davacının 11.05.2012 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, 23.01.2002-01.06.2012 tarihleri arasında ... Kuruyemiş ve Baharat Gıda İnş. Ltd. Şti. unvanlı şirketin ortağı olduğu, limited şirkette ortak olması sebebiyle aynı anda 4/a kapsamında sigortalı çalışamayacağı gerekçeleriyle davalı Kurumca başka bir işyerinden 18.11.2006 tarihinde başlayan sigortalılık sürelerinin 2011 yılının 2. ayına kadar iptal edildiği, davacının 01.10.2003 tarihi itibariyle şirket ortaklığı sebebiyle resen kurumca 4/1-b maddesi kapsamında sigortalılığının tescil edildiği, iptal edilen 4/a çalışmalarına ait prim tutarlarının ise 4/b servisine aktarıldığı, buna göre davacının 01.10.2003-28.02.2011 tarihleri arasında Bağ-kur sigortalılık sürelerinin de dikkate alınmasıyla 4/b aylığı bakımından şartları taşımadığı gerekçesiyle aylık bağlamadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; mahkemece öncelikle davalı Kurumdan davacının 4/a çalışmalarına ait prim tutarlarının 4/b servisine aktarma işlemi olmadan davacı tarafından Bağ-kur sigortalılığı kapsamında iradi prim ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi dönemde geçerli olduğu, ayrıca davacının aktarma işlemi olmadan 4/b sigorta kolundan 5510 sayılı Kanun'un Geçici 63 üncü maddesi kapsamında durdurulan sürelerinin de hangi döneme ait olduğu hususları sorularak netleştirilmeli, buna göre 4/b sigorta kolundan durdurulan süreleri ile davacının 4/a kapsamında geçen çalışmalarının da çakışıp çakışmadığı irdelenmeli, neticeten tüm dosya kapsamına göre davacının 4/a sigortalı olarak çalışmasının bulunduğu dönemde aynı zamanda 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak tescil edildiği dönemler netleştirilip; uyuşmazlık konusu dönem bakımından 18.11.2006-01.10.2008 tarihleri arasındaki baskın çalışma yeterince araştırılmalı, bu kapsamda davacının bu dönemdeki gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı hususunda, vergi ve maliye kayıtları getirtilmek, belirtilen dönemde beyan edilen gelirler saptanmak suretiyle bu çerçevede davacının; emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa o çalışmaya üstünlük tanınmalı ve 01.10.2008 tarihinden sonra 28.02.2011 tarihine kadar devam eden dönem hakkında hangi çalışmaya üstünlük tanınması gerekiyorsa o sigortalılığın geçerli olacağının dikkate alınması suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1-Davacının müracaat tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2012 tarihinden itibaren emekli sayıldığının ve emeklilik aylığına hak kazandığının tespitine, aksi yöndeki Kurumun 24.05.20 12... 68 sayılı kararın iptaline, 2-Davacının 11.05.2012 müracaat tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2012 tarihinden itibaren bağlanacak yaşlılık aylığının 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi gereğince tahsis işlemlerinin tamamlanması için Kuruma tanınan 3 aylık yasal sürenin sonundan itibaren işlenecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafça Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, 18.11.2006 - 01.10.2008 tarihleri arasındaki baskın çalışmanın yeterince araştırılmadığını, buna göre hazırlanan bilirkişi raporunun da hatalı olduğunu, eksik tahkikat sonucu hüküm kurulduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının çakışan sigortalılıklarından 4/1-a kapsamındaki sigortalılığının geçerliliği ile yaşlılık aylığı talebinin reddine dair Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13427, K. 2025/16652, T. 03.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13427-e-2025-16652-k-1ba9647fa7cc