Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13135 E. 2026/4352 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13135
Karar No
2026/4352
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/71 E., 2025/678 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/25 E., 2022/298 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.02.2009 tarihinde .. PVC Doğrama Ltd. Şti. nezdinde çalışırken bina hafriyatı esnasında duvarın üzerine çökmesi sonucunda ağır yaralandığını, Kurum tarafından maluliyet oranının %21 olarak belirlendiğini, Kuruma yaptıkları itirazın reddedildiğini, belirlenen oranının yerinde olmadığını belirterek, Kurum tarafından belirlenen maluliyet oranının artırılması talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre verilen maluliyet raporuna süresinde itiraz edilip edilmediği ve edilmemiş ise dava şartı olması sebebiyle haksız davanın reddi gerektiğinden beyanla davanın reddini savunmuştur. Birleşen dosya davalısı .. .. PVC Doğrama İnş. ve Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının maluliyet oranının %27,2 olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Adli Tıp raporları dışında Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... .. ... ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 11.09.2018 tarihli raporda müvekkilinin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %48 olarak belirlendiğini, bu oranın ampütasyon öncesi döneme ait olduğunu, müvekkilinin 28.06.2024 tarihinde ameliyat olduğunu, ameliyat sonrası .. Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen engellilik sağlık kurulu raporuna göre müvekkilinin engel oranının %61 olarak belirlendiğini, müvekkilinin sağ bacağının diz altından ampüte edildiğini, bu hayati nitelikteki değişiklikle birlikte müvekkilinin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %61'e yükseldiğini, bu durumun 25.07.2024 tarihli ve süresiz geçerli engelli sağlık kurulu raporu ile belgelendiğini, müvekkilin ampütasyonu, nörolojik bulguları (iskemik inme) ve ortopedik engeli birlikte değerlendirildiğinde, çalışma gücünü ve istihdam edilebilirliğini ciddi şekilde kısıtlayan bir durum ortaya çıktığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın müvekkili Kuruma yöneltilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının maluliyet oranı işveren ve işçi arasındaki hukuki süreci etkileyecek olup, davacının meslekte kazanma gücünü %60 üzerinde kaybetmemesi ve aylık bağlanması yönünde bir talebinin bulunmaması nedeniyle iş bu davanın müvekkil Kurum yönünden bir karşılığı olmayıp davanın müvekkili Kuruma yöneltilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, bu yönüyle de davanın reddi gerektiğini, Kurum tarafından yapılan tespitlerin 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre yapıldığını, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağı hakkındaki esasların, bu Tüzükte belirtildiğini, dolayısıyla Mahkemece gerçekleştirilecek tespitlerde de bu tüzük hükümleri esas alınması gerektiğini, bu nedenle tüzük hükümlerine göre ve tüzükte belirlenen esaslara göre saptama yapılması gerektiğini, müvekkil Kurumun işleminin yasal mevzuatlara uygun olup herhangi bir hata mevcut olmadığından davanın reddi gerekmekteyken eksik ve hatalı inceleme ile davanın kabulüne karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı .. .. PVC Doğrama İnş. ve Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde maluliyet oranına itiraz davası açılmadığından, davanın hak düşürücü süre yönünden incelenerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, .. ... ve Araştırma Hastanesinin 2127 sayılı ve 06.05.2009 tarihli raporu ile .. Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 370 sayılı ve 31.05.2012 tarihli Sağlık Kurulu Raporlarına uyarınca; davalı Kurumca (Bölge Sağlık Kurulunca) davacının sürekli iş görmezlik oranının %21 olarak belirlendiğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 11.09.2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davacının .. formülüne göre %30,34; E cetveline (yaşına) göre %27,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu yönünde görüş bildiren Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu raporu ile dosyada bulunan ... tarafında tanzim edilen davacının maluliyet oranına ilişkin rapor arasında açık çelişkiler bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesince karar verilirken bu hususa ilişkin gerekli incelemeler yapılmadığını ve çelişkilerin giderilmediğini ve eksik incelemeye dayalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13135, K. 2026/4352, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13135-e-2026-4352-k-cef4d9ed6fe9