Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/5627 E. 2026/4350 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5627
Karar No
2026/4350
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2357 E., 2026/70 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/147 E., 2025/227 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ..’da bulunduğunu, yurtdışında çalıştığı günleri 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanmak istediğini, ancak, 19.07.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7186 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanun'un bazı maddelerinde 01.08.2019 tarihinde yürürlüğe girmek üzere değişikliğe gidildiğini, bu değişiklik sonucu borçlanma miktarının arttığını, borçlanmaların SSK statüsünde değil, Bağ-Kur statüsünden yapılmasına karar verildiğini, ayrıca borçlanmanın başlangıç tarihlerinin değiştirildiğini ve vatandaşın yüksek aylık almasının önüne geçildiğini ancak mağdur olmamaları için 19.07.2019- 31.07.2019 tarihleri arası 12 gün içinde borçlanma yapmak için belgelerini Kuruma gönderdiklerini, davacı da bu imkandan faydalanmak için borçlanma talep dilekçesi ve eklerini ..’dan 29.07.2019 tarihinde göndermek istediğini, davacı postaya verilen tarih geçerli olması nedeni ile 29.07.2019 tarihinde normal 12 Euro ile göndermek yerine ..’daki Deutsche posta bağlı olan DHL ile 65.00 euro vererek çok acele posta ile gönderdiğini ve yazının kuruma 02.08.2019 tarihinde ulaştığını, 19.07.2019- 31.07.2019 tarihleri arası iadeli taahhütlü olarak gönderilen tüm belgelerin işleme alındığını, davacının da ..’dan borçlanma talep dilekçesini, 12 Euro yerine 65.00 Euro vererek en güvenli ve gönderilen postanın heran takip edilmesini, kime teslim edildiği vs. imkanını veren .. Posta İdaresine bağlı DHL ile gönderdiğini, davacının yurt dışı borçlanması yapmak için 29.07.2019 tarihinde borçlanma talep dilekçesini süresi içinde göndermesine davalı Kurumun eksik belge nedeni ile dilekçesinin işleme alınmadığını öğrenmesi üzerine davalı Kuruma 18.10.2023 tarihli yazı yazarak davacının, yasanın ön gördüğü süre içinde, 29.07.2019 tarihinde borçlanma talep dilekçesini DHL verdiğinden, gönderilen 29.07.2019 tarihinin gözönüne alınmasının sosyal hukuk devlet anlayışına uygun olduğunu belirterek 29.07.2019 tarihli dilekçeye göre işlem yapılmasını ve borçlanma tahakkuk cetvelinin tanzim edilerek gönderilmesini istediğini, davalı Kurumun 27.10.2023 tarihinde olumsuz cevap verdiğini, yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek 29.07.2019 tarihinde DHL ile gönderilen borçlanma talep dilekçesi ve ekleri göz önüne alınarak borçlanma tahakkuk cetveli tanzim ettirilerek yurtdışı borçlanma bedelinin 29.07.2019 tarihli yurtdışı borçlanma bedeli üzerinden ödenmesinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum kayıtlarında yapılan incelemelerde; davacı ...’in 29.07.2019 tarihinde DHL Express posta kuruluşu ile postaya verilen ve 06.08.2019 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına giren yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğunun anlaşıldığını, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin "Başvuru ve ya bildirimin şekline göre itibar edilen tarih" başlıklı 124. maddesinde "Adi posta veya Kuruma doğrudan yapılan başvuru ve bildirimlerde, başvuru veya bildirimin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal tarihi; taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Posta veya PTT Kargo ile yapılan başvuru ve bildirimlerde ise başvuru veya bildirimin postaya veya kargoya verildiği tarih; başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edilir." hükmünün yer aldığını, Dünya Posta Birliği Mevzuatına göre taahhütlü gönderilerin barkod aralığı sadece RA ila RZ kodu (RR123456789DE gibi) ile Acele Posta Gönderisinin (APG) barkod aralığı ise sadece EA ila EZ kodu (ED123456789BE gibi) ile başladığını, yurt dışından RA ila RZ kodu ile gönderilen postaların taahhütlü gönderi, EA ila EZ kodu ile gönderilen postaların ise acele posta gönderisi olması sebebiyle bu kodlarla gönderilen postaların postaya veriliş tarihleri davalı Kuruma başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edildiğini, davacının DHL Express posta kuruluşu ile göndermiş olduğu yurt dışı borçlanma talebi; bu kodlardan her hangi birinin bulunmaması sebebiyle taahhütlü ya da acele posta gönderisi olarak kabul edilmeyerek belgelerin davalı Kuruma intikal ettiği 06.08.2019 tarihi başvuru tarihi olarak esas alındığını, 2021/2 sayılı genelgeye göre borçlanma başvurusunda bulunacak olanların, borçlanmaya esas sürelerine ait bilgi ve belgeleri başvuru anında eksiksiz olarak davalı Kuruma ibraz etmelerinin gerektiğini, söz konusu sigortalı başvuru anında gerekli belgeleri ibraz etmediğinden borçlanma talebinin reddedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığının tespiti ile davacının talebi doğrultusunda dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihi olan 30.11.2023 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve dava tarihinde geçerli, davacı tarafından seçilen asgari prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurum kayıtlarında yapılan incelemelerde; davacı ...’in 29.07.2019 tarihinde DHL Express posta kuruluşu ile postaya verilen ve 06.08.2019 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına giren yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğunun anlaşıldığını, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin "Başvuru ve ya bildirimin şekline göre itibar edilen tarih" başlıklı 124. maddesinde "Adi posta veya Kuruma doğrudan yapılan başvuru ve bildirimlerde, başvuru veya bildirimin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal tarihi; taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Posta veya PTT Kargo ile yapılan başvuru ve bildirimlerde ise başvuru veya bildirimin postaya veya kargoya verildiği tarih; başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edilir." hükmü yer aldığını, Dünya Posta Birliği Mevzuatına göre taahhütlü gönderilerin barkod aralığı sadece RA ila RZ kodu (RR123456789DE gibi) ile Acele Posta Gönderisinin (APG) barkod aralığı ise sadece EA ila EZ kodu (ED123456789BE gibi) ile başladığını, yurt dışından RA ila RZ kodu ile gönderilen postaların taahhütlü gönderi, EA ila EZ kodu ile gönderilen postaların ise acele posta gönderisi olması sebebiyle bu kodlarla gönderilen postaların postaya veriliş tarihleri davalı kuruma başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edildiğini, davacının DHL Express posta kuruluşu ile göndermiş olduğu yurt dışı borçlanma talebi; bu kodlardan her hangi birinin bulunmaması sebebiyle taahhütlü ya da acele posta gönderisi olarak kabul edilmeyerek belgelerin davalı Kuruma intikal ettiği 06.08.2019 tarihi başvuru tarihi olarak esas alındığını, 2021/2 sayılı genelgeye göre borçlanma başvurusunda bulunacak olanların, borçlanmaya esas sürelerine ait bilgi ve belgeleri başvuru anında eksiksiz olarak davalı Kuruma ibraz etmeleri gerekmekte olduğunu, söz konusu sigortalı başvuru anında gerekli belgeleri ibraz etmediğinden borçlanma talebinin reddedildiğini, davalı Kurumun tüm işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğu hususu Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin 18.06.2025 tarih, 2024/1119 Esas ve 2025/1282 Karar sayılı ilamında "...Makul süre geçtiğine göre, davacı sigortalının 29.07.2019 tarihindeki borçlanma başvurusu geçersiz hale gelmiştir..." şeklindeki ibaresinden de anlaşıldığını, haliyle davacının dava dilekçesinde açık bir şekilde belirttiği "29.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma bedeli üzerinden ödenmesinin tespitini ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptali" taleplerinin hukuka aykırı olduğunun da Mahkemece kabul edidiğini, dosya muhteviyatı incelendiğinde davacının herhangi bir ıslah mahiyetinde dilekçesi olmadığı gözetildiğinde mahkemece salt dava dilekçesi talepler ve istinaf kararında belirtilen Kurum işleminin hukuka uygun olduğu kanaati birlikte gözetilerek davanın tamamen reddine karar vermesi gerekirken aksi şekilde taleple bağlı kalmayarak talebe aykırı olarak davanın kısmen kabulüne karar vermesinin hukuka, kanuna ve yargı kararlarına tamamen aykırı olduğunu, ayrıca açılan davayı ve mahkemece verilen kısmen kabul kararını kabul etmemekle birlikte davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olsa da davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, zira davalı Kurumun yapmış olduğu tüm işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davalı Kurumun kendisine dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davalı Kurum kayıtları güvenilir ve yapmış olduğu tüm işlemler hukuka uygun olduğu Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin 18.06.2025 tarih, 2024/1119 Esas ve 2025/1282 Karar sayılı ilamında belirtilen "...Davacı, davalı Kuruma 29.07.2019 tarihinde borçlanma talebinde bulunmuş, süreli olan bu borçlanma işlemini başlattığı halde makul süre içinde takip etmeyip eldeki davayı 30.11.2023 tarihinde açmıştır..., ...Borçlanma işlemleri başlatan ancak makul sürede takip etmeyen sigortalının kusurlu bulunduğu açıktır..." ibarelerinden anlaşıldığını, haliyle davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 29.07.2019 tarihinde DHL ile gönderilen borçlanma talep dilekçesi ile yapılan yurtdışı borçlanma talebinin 3201 sayılı Kanun'un 7186 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki halinin uygulanarak hesaplanması gerektiğinin tespitine ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın niteliği gereği davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Kurumun yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTANAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin silinmesine, 3.Hükmün (6) numaralı bendinin silinerek yerine "Davacı tarafça bozma öncesi ve bozma sonrası yargılama gideri olarak yapılan toplam 734,85 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, " ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/5627, K. 2026/4350, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-5627-e-2026-4350-k-37d195e7f3ef