Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10881 E. 2025/17437 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10881
Karar No
2025/17437
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/345 E., 2025/390 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2012/250 E., 2022/479 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 2004 yılı Mayıs ayından 07.10.2011 tarihine kadar davalı işyerinde kesintisiz çalıştığını, buna karşılık sigortalı çalışmalarının 2008 yılının Haziran ayında yapıldığını, 30.04.2011 tarihinde işten ayrılmış olarak Kuruma bildirildiğini ve 04.08.2011 tarihinde tekrar işe girişi yapılarak 07.10.2011 tarihinde işten çıkarıldığını, davacının 1.500,00 TL ücretle çalışmasına rağmen Kuruma asgari ücret üzerinden prim esas kazançlarının bildirildiğini ileri sürerek, davacının davalı işyerinde işe başlama tarihinin 2004 yılı Mayıs olduğunun ve yine Kuruma bildirilmeyen 20 11... -6-7. aylarında davalı işyerinde çalıştığının tespitine ve prime esas kazançlarının gerçek ücreti üzerinden tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP 1.Davalı işverence davaya cevap verilmemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile davacının 01/05/2004-07/10/2011 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdi ile kesintisiz çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 01/05/2004 tarihi olduğunun tespitine, 01/05/2004-30/06/2004 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 18,32 TL brüt ücretle, 01/07/2004-31/12/2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 14,81 TL brüt ücretle, 01/01/2005-31/12/2005 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 16,29 TL brüt ücretle, 01/01/2006-31/12/2006 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 17,70 TL brüt ücretle, 01/01/2007-30/06/2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,75 TL brüt ücretle, 01/07/2007-31/12/2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 19,50 TL brüt ücretle, 01/01/2008-03/06/2008 tarihleri arasında 153 gün ve günlük 20,28 TL brüt ücretle, 01/05/2011-30/06/2011 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 26,55 TL brüt ücretle, 01/07/2011-03/08/2011 tarihleri arasında 32 gün ve günlük 27,90 TL brüt ücretle, 01/10/2011-07/10/2011 tarihleri arasında 293,60 TL brüt ücret ile davalı işveren nezdinde çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, prime esas kazanç tespiti yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, davacının çalışmalarının kesintili olduğunu, taleplerin zaman aşımına uğradığını, Kurum resmi kayıtlarının aksinin tanık beyanları dışında Kurum kayıtlarına eşdeğer yazılı ve somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, itirazlarının nazara alınmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, madde 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, madde 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 4.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 5.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı nezdinde 2004 yılı Mayıs – 07.10.2011 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli bir şekilde ayda 1.500,00 TL ücretle çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 6.Somut olayda, bordro tanıkları ...'nın 01.08.2005-24.04.2007, ...'ın 07.10.2008-03.12.2008 tarihleri arasında davalı ... işyerinden bildirimlerinin bulunduğu, davacı tanığı ...'nun çalışmalarının ise 2012 yılından sonra başladığının anlaşılması karşısında, kabul kararı verilen dönem bakımından yapılan araştırma ve dosya kapsamında dinlenen tanık anlatımları yetersiz olup, hüküm kurmaya elverişli görünmemektedir.

7.Mahkemece yapılacak iş; somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında davacının beyanı alınmak suretiyle kimlerle birlikte çalıştığı sorulmalı, bu kişilerin tespiti ile davacının çalışması ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ..., belediye, zabıta, vergi dairesi, meslek odası aracılığıyla ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer komşu işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının çalışması ve süresine ilişkin olarak yöntemince beyanları alınmalı, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10881, K. 2025/17437, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-10881-e-2025-17437-k-e42161e0abcb