Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9412 E. 2024/9005 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9412
Karar No
2024/9005
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1033 E., 2024/1334 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/1240 E., 2019/1156 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Turizm ve Yatırım A.Ş.'nin prim borçlarından dolayı Alanya Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.01.2017 tarih, 515-85945-206.16.04.99-2007/22784-541.347 sayılı yazısı ile 09.01.2017 tarihi itibariyle hakkında 748.362,29 TL borç olduğunu öğrenmesi üzerine icra takiplerinin iptalini ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğini, ancak taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurduğunu ancak bu talebinin de reddedildiğini, 6183 sayılı Kanun gereği amme alacaklarının alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğradığını, 25.01.2010-07.06.2012 tarihleri arasındaki prim borçlarının 5 yıl içinde tahsil edilemediğini ve zamanaşımına uğradığını, dava konusu borçların varlığına dair kendisine tebligat yapılmadığını, ancak malvarlığı üzerine haciz konulduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un geçici 61 inci maddesi gereği borçtan sorumlu tutulamayacağını, ... Tur. ve Tat. A.Ş.nin yönetim kurulunda bulunduğu sürece temsil yetkisinin olmadığını, bu nedenle şirketin borçları hakkında 3.kişilere karşı sorumluluğu bulunmadığını, Vergi Dairesinin kendisine yüklenen borçları ve hacizleri, şirketin borçlarından sorumlu olmadığı gerekçesiyle kaldırdığını, aynı yönde işlemin davalı Kurum tarafından da tesis edilmesi gerektiğini, şirkette sahip olduğu payın çok düşük olduğunu, kuruluş aşamasında ortak sayısını tamamlamak amacıyla kendisine çok küçük bir pay verildiğini, dolayısıyla şirketin prim borçlarından sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini beyan ederek davalı Kurumun 04.10.2017 tarih, 51585945-206.16.01.00-2012/16921-11.906.112 sayılı işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında yapılan işlemlerin 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesine göre yürütüldüğünü, Kurum tarafından yapılan araştırmada ... Turizm ve Yatırım A.Ş.'nin borcu karşılayacak malvarlığı olmadığı, şirketin iflas halinde olduğunun anlaşıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi gereği, anonim şirketlerde haklı bir sebep olmaksızın vadesinde ödenmeyen SGK borçlarından dolay yönetim kurulu üyeleri, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağından, borç döneminden sorumlu olan yönetim kurulu üyelerine ödeme emri gönderilerek haklarında icra takibi başlatıldığını, davacının 2010/01 ila 2012/06 dönemleri arasında söz konusu şirketin yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğunu, davacının yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönem borçları hakkında takibe geçildiğini, söz konusu borçların 01.10.2008 ve sonrası olduğu için 5510 sayılı Kanun gereği prim alacağının ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren 10 yıl olarak dikkate alınacağını, ... Turizm ve Yatırım A.Ş.'nin ödenmeyen prim borçları davacının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerle alakalı olarak 26.09.2017 tarih, 11.590.512 sayılı; 26.09.2017 tarih, 11.590.736 sayılı, 26.09.2017 tarih, 11.578.162 sayılı ödeme emirlerinin 29.09.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı hakkında yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli 2017/1240 E., 2019/1156 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli 2020/1841 E., 2020/2205 K. sayılı ile Avukatlık Kanunu'nun uyarınca; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunu'nun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirleneceğinden, İlk Derece Mahkemesinin nispi vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairenin 13.12.2023 tarihli 2020/10964 E., 2023/12801 K. sayılı kararı ile davacının 25.01.2010-07.06.2012 tarihleri arasında dava dışı anonim şirketin hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğu, şirketin 2011/01-2012/06 dönemlerine ait prim, işsizlik sigortası primi borçları sebebiyle, düzenlenen 9 adet ödeme emrinin davacıya tebliği üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddesine göre davacının sorumlu olacağı prim borçlarının kapsamı belirlenirken primlerin ait olduğu ayın sonunda tahakkuk edeceği ve buna göre 07.06.2012 tarihinde yönetim kurulu üyeliği sona eren davacının 2012 yılı 6. aya ilişkin prim borçlarından sorumlu olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğuna işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 2012/010860 sayılı takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin iptali talebinin reddine, 2012/030097 sayılı takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin iptali talebinin reddine, 2012/050515 sayılı takip dosyasından gönderilen 2012/02, 2012/03, 2012/04, 2012/05 aylara ait ödeme emrinin iptali talebinin reddine, 2012/06 ayına ait ödeme emrinin iptali gerektiğinin tespitine, 2012/030094 sayılı takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin iptali talebinin reddine, 2012/030095 sayılı takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin iptali talebinin reddine, 2012/050502 sayılı takip dosyasından gönderilen 2012/04, 2012/05 aylara ait ödeme emrinin iptali talebinin reddine, 2012/06 ayına ait ödeme emrinin iptali gerektiğinin tespitine, 2012/050514 sayılı takip dosyasından gönderilen 2011/05, 2011/06, 2011/07, 2011/08, 2011/09, 2012/02, 2012/03, 2012/04, 2012/05 aylara ait ödeme emrinin iptali talebinin reddine, 2012/06 ayına ait ödeme emrinin iptali gerektiğinin tespitine, 2012/030099 sayılı takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin iptali talebinin reddine, 2012/050516 sayılı takip dosyasından gönderilen 2012/04, 2012/05 aylara ait ödeme emrinin iptali talebinin reddine, 2012/06 ayına ait ödeme emrinin iptali gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyizinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dışı anonim şirketin prim borçları sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinden dolayı davacının sorumlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 35, 58, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9412, K. 2024/9005, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9412-e-2024-9005-k-8ee51a93c92e