Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8722 E. 2025/6645 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8722
- Karar No
- 2025/6645
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/5119 E., 2024/613 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/203 E., 2022/527 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde çalışmakta iken mıknatıslı vinç ile hurdaları makineye attığı esnada 17.07.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini, sağ gözünde yaklaşık %30 görme kaybı oluştuğunu, kazada işverenin kusurlu olduğunu belirterek kazalı işçi için maddi tazminat ve 400.000 TL manevi tazminat, kazalı işçinin eşi için 200.000 TL, çocukları için 100.000'er TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işçinin asgari ücretle çalıştığını, kazada kusurun davacı işçide olduğunu, davacılarca talep edilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalının %70 kusurlu olduğu iş kazasında davacının %30,2 malul kaldığı belirtilerek 261.630,69 TL maddi tazminat istemi kabul edilmiş, manevi tazminat istemi kazalı işçi için 42.000 TL, eş için 30.000 TL, 2 çocuk için 20.000 er TL olarak kısmen kabul edilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili; davacı işçinin kaza tarihindeki ücreti net 2.500 TL olmasına rağmen maddi tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğu, manevi tazminat miktarlarının az olduğu hususlarını ileri sürerek yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili; kusur oranlarının hatalı tespit edildiği, maluliyet oranının yüksek belirlendiği, tazminat miktarlarının zenginleşmeye sebep olacak ölçüde yüksek olduğu hususlarını ileri sürerek yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda davacının iş kazası neticesinde % 30,2 oranında sürekli iş göremez kalınacak biçimde yaralandığı, işverenin sorumlu olduğu kusur oranının %70 olduğunun belirlendiği, kazanın 17.07.2017 tarihinde olduğu ve davacı kazalı işçi ...'ın 400.000TL, kazalı işçinin eşi ... için 200.000 TL, müşterek çocuk ... için 100.000 TL, müşterek çocuk ... için 100.000 manevi tazminat talebi olduğu görülmektedir. Kaza tarihi ve olayın oluş şekli ile iş kazasının oluşumundaki kusur durumları gözetilerek, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları dikkate alındığında davacı ...'a verilen 42.000,00 TL, eş ...'a verilen 30.000 TL, müşterek çocuk ...' a verilen 20.000 TL, müşterek çocuk ...'a verilen 20.000 TL manevi tazminat tutarı az belirlenmiş olup kazalı işçi ... için 100.000 TL, eş ... için 70.000 TL, müşterek çocuk ... için 30.000 TL, müşterek çocuk ... için 30.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasının dosya kapsamına uygun düşeceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmüştür..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu katılma yolu ile temyiz dilekçesi ile davacı ... yönünden istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davacılar kazalı işçi ... için 261.630,69 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminata, ... için 70.000 TL manevi tazminat , çocuk ... için 30.000 TL manevi tazminat, çocuk ... için 30.000 TL manevi tazminata hükmedildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekilinin davacı ... için katılma yolu ile temyiz istemi yönünden ; HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 348/1. madde uyarınca, İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile iki haftalık süre içerisinde vereceği cevap dilekçesi ile temyiz yoluna başvurabilecektir. Katılma yoluyla temyiz hakkı, temyiz başvurusunda bulunmamış olan tarafa diğer tarafın temyiz başvurusuna cevapla ve onun temyiz sebepleri ile bağlı olarak kanun yoluna başvurma imkanı veren bir hak olup, tarafların karşılıklı olarak temyize katılmalarından bahsedilebilirken, davanın aynı tarafında yer alanların birbirlerinin temyizlerine katılma haklarının bulunduğunu kabul etmek usul hukukuna göre mümkün görünmemektedir. (Dairemizin 09.07.2024 tarih ve 2024/648 E.- 2024/7886 K. sayılı ilamı da bu yöndedir) Öte yandan, katılma yoluyla temyiz hakkı asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, diğer tarafın asıl temyiz dilekçesinin süresinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması şarttır. Yapılan açıklamalar ışığında dairemiz temyiz incelemesi neticesinde davalı vekilince yapılan temyiz isteminin miktar nedeniyle reddine karar verilmekle ve davalı vekili yönünden temyizi kabil kararın söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacı vekilince sunulan katılma yolu temyiz talebinin de incelenmesine olanak bulunmamaktadır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin davacılar yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.