Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8708 E. 2024/9069 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8708
- Karar No
- 2024/9069
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/81 E., 2024/208 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Leyla Kaya tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... nezdinde çalışmakta iken 23.09.2009 tarihinde bilgisi ve rızası dışında işten çıkışının yapılarak 24.09.2009 tarihinde herhangi bir ilgisi ya da alakası bulunmadığı, ismen dahi bilmediği ... Madencilik İnşaat Taah. Turz. Orman Ürünleri Tic. Ltd. Şti. isimli işyerinde işe girişinin yapılarak 24.09.2009 - 28.01.2010 tarihleri arasında ilgili şirket nezdinde sigortalı olarak gözüktüğünü, davalı Kurumca davacının bu döneme ilişkin çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle iptal edilerek yersiz ödeme iddiasıyla davacıya 106.742,97 TL'lik borç çıkarıldığını, davacının borca ilişkin olarak yaptığı itirazın Kurum tarafından reddedildiğini, akabinde de davacı hakkında ... İcra Dairesinin 2020/2522 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının böyle bir borcu bulunmadığını, zira davacının giriş çıkış işlemlerinin bilgisi ve rızası dışında yapıldığını, 2009 yılı 7. ayı itibariyle emekliliğe hak kazanan davacının böyle bir işleme de ihtiyacı olmadığını, ayrıca davacının ilgili şirket nezdinde sigortalı olarak gözüktüğü dönemde vergi mükellefi olması nedeniyle 11.01.2010 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalılığının başladığını, olayda davacının kusuru bulunmadığını, bilgisi ve rızası dışında yapılan işlemden dolayı davacının sorumlu tutulamayacağını belirterek, ... İcra Müdürlüğünün 2020/2522 Esas sayılı takibin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 24.09.2009 - 28.01.2010 tarihleri arasındaki fiili olmayan çalışmaları iptal edildiğinde aylık bağlama koşullarını kaybetmediğini, ancak vergi kaydından dolayı 11.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında 4/b kaydı oluştuğundan talep tarihi itibariyle prim borcu bulunan davacının 4/1-b prim borcunu ödedikten sonra yeniden talepte bulunduğu tarihi takip eden aybaşından itibaren aylığının başlatılması ve yersiz ödenen aylıkların tahsili gerektiğini, prim borcunu ödeyerek 29.12.2017 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya 01.01.2018 tarihi itibariyle yeniden yaşlılık aylığı bağlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2020/121 Esas, 2021/605 Karar sayılı kararıyla; somut uyuşmazlıkta; davacının kendisi tarafından da kabul edildiği üzere (dava dilekçesindeki iddianın temel dayanağının dava dışı işyerinde fiilen çalışılmamasına ve davacının iradesi dışında hizmetinin bu işyerinde gösterilmesinde davacının kusuru olmamasına dayanması dikkate alınarak) fiili çalışmaya dayanmayan dava dışı ... Madencilik...Ltd. Şti. isimli işyerindeki 24.09.2009 - 28.01.2010 tarihleri arasındaki hizmetinin iptal edilmesinde hata olmadığı, 11.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında bağkur kaydı bulunan davacı bakımından 4/a hizmetinin iptal edilmesi neticesinde aylık tahsis talep tarihinde prim borcu olması nedeniyle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek madde 8'de yer alan "Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında hizmet olarak değerlendirilen süreler dahil olmak üzere prim ödeme yükümlüsü kendisi olup aylık bağlanması için yazılı istekte bulunduğu tarih itibarıyla prim borcu olanların tahsis talebi, borcun ödendiği tarih itibariyle geçerli sayılır ve bağlanacak aylıklar borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılır." düzenlemesi gereğince aylık bağlanma koşullarını tahsis talep tarihi itibarıyla sağlayıp sağlamadığı gözetilerek talep tarihi itibariyla koşulları sağlamadığı değerlendirmesi ile tahsis talebinin borcun ödendiği tarih (29.12.2017) itibariyle geçerli sayılarak aylığın borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılmasında ve arada yapılan ödemenin yukarıda bahsi geçen mevzuat gereği yersiz ödeme kapsamında olması nedeniyle davacıdan talep edilmesinde mevzuata aykırılık olmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2021/2390 E., 2022/700 K. sayılı kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece, 15.06.2023 gün ve 2023/6006 esas 2023/6898 Karar sayılı ilamı ile; " Davaya konu somut olayda; 29.12.2017 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunan davacının tahsis talep tarihi itibariyle 52 yaşında olduğu, 19 yıl sigortalılık süresini doldurduğu ve 01.01.1991 - 22.01.2007 tarihleri arasında 2895 gün 2925 sayılı Kanun, 22.01.2007 - 28.01.2010 tarihleri arasında 1079 gün 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a) kapsamında olmak üzere toplam 3974 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 2925 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesinin B - b bendi uyarınca aylık bağlanması için gerekli 15 yıl sigortalılık, 3600 gün prim ödeme ve 47 yaşını doldurmuş olma şartlarını taşıyan davacıya 01.03.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumca 2018 yılında yapılan denetim sonucu 24.09.2009 - 28.01.2010 tarihleri arasındaki 125 gün 4/1 -a kapsamındaki sigortalılığının çalışmalarının fiili olmaması nedeniyle iptal edildiği, vergi kaydına istinaden resen tescili yapılarak 11.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında 4/1-b sigortalısı olarak kabul edildiği ve tahsis talep itibariyle prim borcu bulunması nedeniyle aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek 01.03.2010 - 31.12.2017 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların tahsili için icra takibi başlatıldığı, prim borcunu ödemesi ile de 01.01.2018 tarihinde yeniden aylık bağlandığı anlaşılmaktadır. Davacının aylık bağlanması için 4/1-b hizmetlerinin birleştirilmesine zorlanamayacağı iptal edilen hizmetleri dışında Kurumca geçerli olarak kabul edilen 01.01.1991 - 22.01.2007 tarihleri arasında 2895 gün 2925 sayılı Kanun, 22.01.2007 - 23.09.2009 tarihleri arasında 954 gün 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a) kapsamında olmak üzere toplam 3849 gün prim ödemesi üzerinden de aylık bağlama koşullarının oluştuğu, aylığın kesilme işleminin yerinde olmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur." belirtilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince, Kurumun 23.03.2020 tarihli iç yazışmasında da belirtildiği üzere davacının iptal edilen prim gün sayıları düşüldüğünde de aylık bağlanma (15 yıl 43 yaş 3600 gün) koşullarını kaybetmediği, ancak Kurum tarafından vergi kaydından dolayı 4/b kaydı ve prim borcu oluştuğu gerekçesiyle davaya konu Kurum işleminin tesis edildiği, ancak Yargıtay ilam gerekçesinde belirtildiği üzere davacının aylık bağlanması için 4/1-b hizmetlerinin birleştirilmesine zorlanamayacağı, iptal edilen hizmetleri dışında Kurumca geçerli olarak kabul edilen 01.01.1991-22.01.2007 tarihleri arasında 2895 gün 2925 sayılı Kanun, 22.01.2007 - 23.09.2009 tarihleri arasında 954 gün 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a) kapsamında olmak üzere toplam 3849 gün prim ödemesi üzerinden de aylık bağlama koşullarının oluştuğu, aylığın kesilme işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla icra takibine konu borç dayanaksız kaldığından (Kurum tarafından aylığın sigortalı hatası kapsamında iptal edilerek ödenen aylıkların yersiz ödeme kapsamında tahsili talep edildiğinden) davanın kabulüne,davalı tarafından davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2020/2522 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinde hata olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu madde hükümleri. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.